Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
KONUŞMALAR oldu dendiğinde: "Bana öyle bir baktı ki korktum, ayağıyla bir tekme vurunca yere düştüm ve beni şu anda dişliyor." di yor. Mevlana'mız: "Bu, küçük cihadla da alay ediyor." diyor. Efendim 1800'lerden bu tarafa Müslümanlar dünyada söz sahibi değil. Teknolojik olarak, hayat tarzı olarak biz Müslümanlar hep yeni gelişmelerden uzak kaldık. Herhan gi bir katkımız olmadı. Ve şu anda Müslümanlar olarak, yaşadığımız dünyanın şartlarını biz belirleyemiyoruz. HristiyanTar ve Yahudi'ler belirliyor. Bu noktada ne söyle yeceksiniz? Cenab-ı Hakk: "Yaş-kuru ne varsa hepsi mevcuttur." bu yuruyor Kur'an için. Yine Mevlamız: "Biz onda hiçbirşey ek sik bırakmadık." buyurmaktadır. Biliyorsunuz, fezayı keşfe denler, Kuran'ı inceleyerek, tıp ilminde muvaffak olanlar yi ne Kuran'ı inceleyerek başarıya ulaşmışlardır. Kafirlerde öy le bir anlayış var ki, Kuran'ı belki bizden daha iyi biliyor, on dan birçok İlmî keşifler elde ediyorlar; yalnız adına İslam de miyorlar; Hatta şimdi Amerika bile, OsmanlI'nın Kuran'a ba karak gerçekleştirmiş olduğu idari sistemi örnek alıyor. Biz ise buna yabancı kalmışız. Neden? Kur'an'ın bir kısmını gö rüp, diğer mühim yönlerini gözardı ettiğimiz için. Mesela bu gün Avrupalı'nın, Batılı'nın ilerleyişine, her yönden üstün ol duklarına baktığımız zaman bunun temelinde İslam âlimleri nin olduğunu görürüz. Fakat bunun üzerinde bugünün Müs- lümanı bir çalışma yapmamış. Biz, sohbetlerimizde bazen Arapça anlatıyoruz ve diyoruz ki, mekanlarımız bir yabancı dil eğitimini de evlatlarına yap tırmalıdır. Bugün yapılacak en uygun iş insan eğitimidir. Kardeşlerimizin ilmen, fikren gelişmesine, değişik alanlarda branşlaşmalarına yardımcı olarak ancak görevimizi yapmış 243

