Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ç GÖNÜL ÂLEMİNDEN ZÂHİRÎ VE BÂTINÎ ŞÎFA TARİFESİ ^.................- ' 14| Tasavvuf hakkında daha önceleri yanlış fikirlere sâhip olanlar, H. Haşan Efendi (k.s.) Hazretlerinin sohbetlerine iştirâkettikten sonra, oradaki feyz ve mânevi havanın tesiriyle, bu müessesenin gerçek kimliğini öğrenmek imkânı bulur ve hayranlıklarını gizleyemezlerdi. Çeşitli vesilelerle ziyâretine gelen (İslâmî hayattan uzak) kimselere de güleryüzlü ve nâzik davranır, sebebini soranlara: ‘Evlâdım, onlar bizim şahsımızda İslâm’ı görüyorlar, hâllerine bakarak gerekli ilgiyi göstermezsek, İslâm’dan soğumalarına sebep oluruz’ buyururlardı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyorlar: ‘Mümin gâyet sıcakkanlı, ince ruhlu ve yüksek seciyelidir. Pek çabuk sevilir ve kendisi ile anlaşmak çok kolay olur. Bu sıfatları hâiz olmayanda hayır yoktur.’1 Bu hadîsin sırrına mazhar olmuş büyük bir insandı O. Hilm, tevâzu, sabır, merhamet, şefkat, şecaat, sehâvet gibi ahlâkî güzellikler, onun ömür ağacının çiçekleriydi. 1 Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. V, s. 335. 2 Nesâî, Zînet, 54; Ebû Dâvud, Libas, 14; Müslim, îmân, 93. ‘Allah güzeldir, güzel olan şeyleri sever’2 hadîs-i şerifi gereğince yapılan her şeyin tertipli, düzenli ve güzel olmasına itinâ gösterirdi. Fakat hiçbir zaman satıhçı ve şekilci değildi. Onun için önemli olan ruh ve mânâ idi. Çeşitli sebeplerle ülke içinde ve dışında Müslümanlara yapılan zulüm ve işkenceler sebebiyle büyük üzüntü duyar, sabahlara kadar uyuyamazdı. Müminlerin derdi onun derdiydi. İslâm’ın ölçülerinden kesinlikle tâviz vermezdi. Hâlince muamele ederdi herkese. Fakat gençlere ayrı bir teveccühü vardı. Bu yüzden onun mübârek sohbetlerinden binlerce genç feyz almıştır. İnsanların kültür seviyesine ve meşrebine uygun konuşurlardı. Sıkıcı ve ağır değildi sohbetleri. Bazen olur, gözyaşından geçilmez, bazen de neşe ve tebessüm dalgalanırdı yüzlerde. Riyâkârlığı sevmez, taassuptan hiç hoşlanmazdı. îlâ-yı kelimetullah için çalışan her sahadaki insanları sevgiyle kucaklardı.

