Sayfa yükleniyor…
Mihmandar.org E-Kütüphanesi
Sifa Tarifesi
Yazar
Sayfa Sayısı
117
Sifa Tarifesi, Haci Hasan Efendi tarafından hazırlanan İslami eserler arasında yer alır. Bu kitap Mihmandar.org E-Kütüphanesi üzerinden okunabilir.
Kitaptan alıntı
Hacı Hasan Efendi (k.s) 2. Baskı mavi 'ahin ve (patını ^^Jarifesi onu ■ ■ ÂjGÖNÜL ÂLEMİNDEN ZÂHİRÎ VE BÂTINÎ ŞİFA TARİFESİ J> TAKDİM Allah dostları yeryüzünün ışıklarıdır. Onlar, varolmamızın aslî sebebini bizâtihî yaşantılarıyla gösterdikleri gibi, hiç usanmadan, yüksünmeden bir dâvet, anlatış ile de bunu söze dökmüşlerdir. Yah- yalılı Hacı Haşan Efendi (k.s.) hayatları boyunca İslâm’ın insanlarda güzel bir yaşantı olarak tecessüm etmesini hep arzu etmiş, vaazla rında, özel sohbetlerinde ve yayımlamaktan büyük bir onur duydu ğumuz şiir kitabındaki şiirlerinde hep Allâh’ın (c.c.) rızâsını gözeten bir üslupla onları İslâm’da dirilmeye, onun emirlerini bizzat uygula maya çağırmıştır. Evliyâ-i kiram, Rasûlü Ekrem’in (s.a.v.) vefâtından sonra dîni en kâmil mânâda anlayan kişinin mîrâsını devralmışlar, bu vazife ile de bizlere Rasûl’ün (s.a.v.) yaşayışının veçhelerini gös termişlerdir. Gönül Âleminden isimli bu şiir kitabı yalnızca manzum eserler den oluşmuyor. Verilen açıklamalarla aynı zamanda şiirlerin mâhi yetleri, bâzılarının hangi sebeplerle yazıldığı, şiir ile zaman-mekân ilişkisi de belirtiliyor. Böylece bir Allah dostunun gönül âleminden dökülen mısrâların derinliğine doğru açılma fırsatı buluyoruz. -^ GÖNÜL ÂLEMİNDEN ZÂHİRÎ VE BÂTINÎ ŞİFA TARİFESİ ).............. ÖNSÖZ1 Bu kitap, pek muhterem Üstâdımızın ebyâtını içerisine almaktadır. Üstâdımız, H. 1330 (M. 1914)da Kayserinin Yahyalı ilçesi Kavacık Mahallesinde dünyâya geliyorlar. Henüz çocukluk dönemlerinde, istikbâlin insanlık örneği olacağını her türlü tavır ve davranışlarıyla gösteriyorlar. Küçücük yaşıyla herkesin nazar-ı dikkatini celbeden, hârikulâde hâllere sâhip oluyorlar. Daha on yaşına gelmeden İlâhî aşkın tesiri kendilerinde izlerini gösteriyor. Dâimâ sohbetlerde bulunuyor, zikrullah meclislerinde kendilerinden geçiyorlar. Muhterem babaları (dedem) Şeyh Mustafa Efendi Hazretleri De- reköyde imam iken, ihvânı ile yaylaya zikrullâha gitmek istiyorlar. Üstâdımız yalvararak babasından, kendisini de götürmelerini istiyor. Maddî imkânsızlıklar sebebiyle ayakkabısı olmayan ve yalın ayak ge zen oğluna, babası cevâben: “Evlâdım, vakit akşam, ayağın yalın, bel ki çalı diken batar.” diyor. İlâhî aşkın cezbesi içinde kıvranan Üstâdımız nâzik ve mahzun bir edâ ile: “Batarsa ayağıma on tane diken batar, onu da annem çıka rır” diye cevaplıyorlar. Bu hâlden rikkate gelen Şeyh Mustafa Efendi Hazretleri dayanamayarak mübârek ellerini yüzlerine tutup: “İlâhi! Şu yavrunun aşk u şevkine bakın” diyerek ağlıyor ve ağlatıyorlar. Yine dedemiz Dereköy’de iken Ceyhan (Adana)’dan bir ziyâretçi gelir. Ziyâretçi dinlediği sohbetlerde coşar, mest olur. Bu arada Üstâdı- mızdan da söz edilir. Öyle ki Ceyhanlı ziyâretçinin gönlünde ona karşı bir muhabbet ve görme arzusu belirir. Üstâdımız Hacı Haşan Efendi ise Ayvan denilen yerde harman işleriyle meşguldür. Ziyâretçi 6-7 gün bek lediği hâlde görüşemez, sevgi ve muhabbeti dayanılmaz hâle varır.

