Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
•85* koydu, dört ayağım da yukarı kaldırıp yüzünü semaya çevirerek Öyle bir niyazda bulundu, ben de ellerimi kal dırıp amin dedim. İşte ne olduysa o anda oldu." buyu rur. Yirmi yıl medresede ilim tahsiliyle meşgul olup hiç bir şey anlamayan, herkesin alay ettiği bir talebe, soğuk kış gecesinde yavrulayan bir köpeği şefkatle odasma alıp ona sıcak aş içirir, karnını doyurur. Sabahında, mü derrisin ders taliminde, hocasma, bazı cümlelerin tashi hini söyler, bakar ki hocası, ledünni ilim (Allah tarafm- dan bahşedilen ilim) doğuyor talebenin düzeltmelerin de. Diğer talebeler hayretler içinde kalırlar. "Bu ana ka dar hiç sesi çıkmayan, tembel olarak bilinen bu talebe hocasına talimde bulunuyor. Bu neyin nesi? Aman Alla hım!" derlerken, müderris: "Yavrum bizi bu kadar sı kıştırma (zorlama), gece o köpek, Rabbımıza yalvarır ken biz de âmin diyorduk" der. Herkese etmeli şefkat Mahlukattan etme nefret Kalbin eğri olmaz sohbet Bağrımızı ezendir bu "Veren el alan elden hayırlıdır." "Güçlü imarım belir tisi vermektir." "İki kişiyi doyuracak yemek, üç kişiye, üç kişiyi doyuracak yemek, dört kişiye yeter." "Kesenin ağzını büzüp boğma. Aksi halde Allah (c.c) da sizin rız kınızı keser. Malını sayıp hapsetme. Aksi halde Allah da senden nimetlerini esirger. Sakın çömlekte para sak lama. Aksi halde Allah da rızıklarını senden saklar. Gü cün yettiği kadar ama muhakkak ver." buyurur Pey gamberimiz (s.a.v). Rahman, Rezzak sıfatlarıyla mü'mine, kafire nimeti ni bahşeden, bütün mahlukatın rızkını vermeyi taahhüt

