Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
• 84* yetime ve esire iftar vakti yiyeceğini bahşedip su ile ye tinen bahtiyarların/ Rasûlullah (s.a.v)'ın, misafiri karnı nı doyurmak için çocuğunu uyutup, ışığı söndüren, yer gibi yapıp yemeyen, bizlere istikamet tayin eden yıldız ların edebidir isâr. Ömrünü, ilmini, malını, vücudunu Allah (c.c) yolunda harcayan, bu nimetlerin hesabını o büyük mahkemede nasıl vereceğim diye tebliğ ve dave te koşan, ayât-ı İlâhiyi menfaat karşılığı satmayan, dün yaya kapitalist bir düşünceyle bakmayan,,gece gündüz malıyla, diliyle, kalemiyle, her hâliyle Allah'ın yolunda gayret gösteren kişinin adıdır isâr. Hakkında, "Biz Kur'an-ı Kerim'i sana güçlük çeke sin diye indirmedik." (Taha: 2), "Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendine kıyacaksın." (Şuara:3) ayetleri nazil olan, insanlık salâha ersin (kurtulsun) diye gayrı müslimlere bile acıyıp panayırlarda dolaşan, Ebû Cehil gibi muannit kafirin kapışım 27 defa çalan, nesillerin den bir müslüman gelir düşüncesiyle gittiği Taif yolcu luğunda, kendisini kan-revan içinde bırakmalarına rağ men, akla hayale gelmedik zulmü yapanları bağışlayan Muhâmmedimizin (s.a.v) izini takip etmektir isâr. Cehenneme atılmaya bile -ümmet-i Muhammed kurtulsun diye- razı olan sıddıkların, nail oldukları gö nül zenginliği ile kafirlere bile acımalarının adıdır isâr. Taşa, toprağa, nebata ve hayvanlara bile şefkattir isâr. Yıllarca yolların temizliğini, hayvanatın hizmetini yapan, insanlarm derdini dert edinen sûfilerin edebiyle edeblenmektir isâr. Manevi erlerden biri olan Hazreti Şâh-ı Nakşbend "Gönül yap; gönlü kırık olanlara, kendisine kimsenin itibar etmediği, dönüp bakmadığı düşkünlere Cenâb-ı Hakk, rububiyet nazarıyla nazar buyurur." şeklinde buyurmuşlardır. Şâh-ı Nakşbend (k.s): "Hizmet ettiğim, yarasım, beresini tedavi ettiğim bir köpek sırtım yere

