Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Veren El Isâr, başkalarım kendisine tercih etme, nefsini unu tup başkasını hatırlamanın adıdır. GaniyyüT-âlemîn - olan Halik-ı zü'lcelâlin, Rahman sıfatmın tecellisi, Ha- bîb-i Zîşân (s.a.v)Tn Kur'ân-ı Kerim'deki vasfıdır. Nebi lerin, sıddıkların, şehidlerin, salihlerin ahlâkı hep işar Ta şekillenmiştir. Asırlar boyu dünya hakimiyetini elinde tutan medeniyetin muvaffakiyyetinin sırrı, tefti şe çıkan padişaha: "Ben bu sabah alışveriş yaptım, kar şıdaki bakkal daha siftah etmedi." dedirten duygudur. Halkın kıtlık arımda, develer yükü erzakın karşılığını vermek isteyenlere, "Sizden daha fazla verene sataca ğım." diye malım Mevlâ'ya satan, "Rabbimle bir ahdim vardı, o yerine geliyor." diye sevinen, "Azâlarım ta mam olsaydı Allah (c.c)'m yolunda fedâ olurdum." di ye yakınan, "İddianâme hazırlamama lüzum yok, bu gün akşam iftarı sevgililer sevgilisiyle açacağım." diye canını Rabbine adayan, bu davranışının karşılığım, "Al lah (c.c), mü'minlerden mallarım ve canlarım kendileri ne (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. (Tevbe 111)" İlâhi hükmünce alan kahramanlarm ahlâkıdır isâr. "Göz açıp yumuncaya kadar, bundan da az bir za man da olsa beni nefsime terketme." duâsıyla, Allah'a (c.c) giden kapımn bekçilerinin huyudur îsâr. Yoksula,

