Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Gönül Kâbesi ve Hacc f âallerimizden duyacağımız haz, gönül iklimimizdeki terakkimize bağlıdır. Bir kısım insanlanmızın basit meselelerle meşgul olduğunu görüyoruz. Miraç hadise sini müşrik kafalarına sığdıramayanlar. Peygamberimiz (s.a.v.)'e Mescid-i Aksâ'nm kapısını, penceresini sorduk- lannda, Efendimiz (s.a.v.): "O gün ben bunlarla meşgul olmamıştım." buyurdular. İşin özünü, mânâsını kavra yamadığımız için, bütün ibadetlerimizde zahirle meşgul olup, bâtmdan mahrum kalıyoruz. Namazı eğitim, orucu sıhhat, haca seyahatten ibaret görüyoruz sadece. Nice na maz kılanlann, kıldıklan namazın kendilerini Hakk'tan uzaklaştırdığım bilelim. "Yazıklar olsun o namaz kılanla ra!" hitâbına mâruz kalmayalım. Oruç tutmanın sadece ye mekten içmekten uzaklaşmak olmadığım bilelim. Mevlâna (k.s.)'nın hacca gittiğini söyleyen bir adama: "Senin mer kebinin yönü Türkistan'a gidiyor." sözlerini hatırlayarak, artık işin mânâsım tefekkür edelim. Başta şahsen yaptığı mız ibadetlerimiz, zulüm altında inleyen kardeşlerimizin

