Sayfa yükleniyor…
Mihmandar.org E-Kütüphanesi
Kemâle Dair Sohbetler
Sayfa Sayısı
116
Kemâle Dair Sohbetler, Ali Ramazan Dinc Efendi tarafından hazırlanan İslami eserler arasında yer alır. Bu kitap Mihmandar.org E-Kütüphanesi üzerinden okunabilir.
Kitaptan alıntı
Kemâle Dair Sohbetler mavi YAYINCILIK ALİ RAMAZAN DİNÇ 1955 yılında Yahyalı'da doğdu. İlk öğrenimini Yahyalı'da, orta öğrenimini Kayseri İmam Hatip Lisesi'nde, yüksek öğrenimini ise Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde ikmal etti. Çocukluğundan iti baren manevî bir atmosferde yetişti. Hâl ehli insanlar rûhi eğitimiyle özellikle ilgilendiler. Onların deyi miyle: "Bir gül fidanı gibi itinayla yetiştirildi." Ken dileri çok küçük yaşta iken, kabiliyetini keşfeden merhum Ramazanoğlu Mahmud Sami Hazretleri (k.s)'nin teveccühüne mazhar oldu. Talebelik yıllarından itibaren Fıkıh, Hadis, Tefsir ilimlerini özel hocalardan aldı. Böylece zahiri ilimler de kendini yetiştirerek sağlam ölçülerle donanmıştır. "Fıkıhsız bir tasavvufun dinde sapmalara" yol açabi leceğine inanmış, bu sebeple bid'atsiz bir tasavvufu savunmuştur. Tasavvufu, "Kulun vakt içinde, o vakte en uygun şeyle başbaşa olması", şeklinde anlamış, günümüz insanlarına en uygun olan şeyin akide eği timi olduğunu belirtmiş, takvayı; imandan İslam'a, İslam'dan ihsana çıkış olarak tanımlamıştır. Kafalar arınmadıkça kalplerin durulmayacağını ifade etmiş, bu münasebetle de daima ilkeli bir çalışma sergile miştir. Zât-ı Âlîleri Türkiye'nin hemen her yerinde seri kon feranslara katılmış olup bu sa'y u gayretini halen devam ettirmektedir. Ayrıca inceleme ve araştırma amacıyla Avrupa ve Afrika ülkeleri ile Türk Cum huriyetlerine gitti. Buralarda çeşitli konferans ve panellere iştirak etti. O'nun arzusu İslam toplumuna Yunus'un amaçladığı ölçülerde, "milimetrik" eğriliği bile bulunmayan insanlar yetiştirmektir. Seyr ü Sülük ve Kemâlat isimli iki kitap çalışması bulunmaktadır. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'ye bu güzel gayret lerinden dolayı şükranlarımızı arz ederken, daha verimli çalışmalar için uzun ömürler vermesini Rabbimiz Teâlâ'dan niyaz ederiz. Önsöz L* amd ü sena Rabbimize, Salât ü Selam Nebimize ol f l sun. Var olmakla yok olmaya, yok olmakla varolmaya inanan in san, sorumluluğunun bilincindedir. O, Rabb-i Zülcelâl'ini tanıdıkça bu görevini daha iyi anlar. Rabbini tanımak, ha yat düstûrunu idrak etmekle olur. Melekleri bile hayrete düşüren hilâfet; aslın yerine vazife yapmak, kulluk ölçü leri içinde tebliğ, yeryüzünde bir karış toprak ve bir fert İslam'la barışmamışsa bunun sorumluluğunu kendi üze rinde hissetmek demektir. Risâlet pınarı Peygamber Efendimiz (s.a.v.): "Ya Ali! Düşman saflarına gir, onlara İslam'ı anlat. Senin delâletinle bir kişinin hidâyete erişmesi, kızıl develere mâlik olman dan daha hayırlıdır." buyurmuşlardır. Çağrımız özellikle isyan bataklığında çırpınan biçârelere olmalıdır. Peygam ber Efendimiz (s.a.v.)'in panayırlarda İslam'ı anlatmak için koşuşturmasını, Taif'te, tebliğ aşkına karşılık başına gelenleri asla unutmayalım. Süt emen bir çocuğu yemek-

