Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hatalarımız, Cehâletten İleri Geliyor izim tasavvuf anlayışımız bu, sizinki ise şu!., sözlerini söyleyenlerimiz herşeyin başında bu yolun manasını iyi idrak etsinler. Gönüllerin sultanı Efendimiz (s.a.v.)'in ahlâkını, Kur'an-ı Kerim'in ahkâmını yaşamayı gaye edi nen müesseseye tasavvuf, bu uğurda gayret gösteren kim seye de sûfi diyoruz. Sevda sultanları Meşâyih-i Kirâm'ın sözlerine baktığı mızda, hakikati daha iyi görürüz. Abdü'l-Vahab-ı Şarâni (k.s.) bizlere şöyle tavsiyede bulunmaktadır: "Sakın ola ki Kur'an ve Sünnet'in kabul etmediği bir yola sûfiyye'nin yolu demeyesiniz. Çünkü Kur'an'ın ve Sünnet'in kabul etmediği yol küfür yoludur. Bizim yolumuz ise tamamen ahlâk-ı Muhammediyye'yi yaşamak ve bütün hayatımızı Kur'an'ın emirlerine ve Rasûlü (s.a.v.)'nün Sünnetler'ine göre tanzim etmektir." Yine İmam-ı Rabbani (k.s.): "Bilesin, âdabdan bir ede bi muhafaza, mekruhlardan tek bir mekruhu terk etmek;

