Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
20 Kemâle Dâir Sohbetler fakın zulmetinden bizi kurtarıp sıratı müstakime, Cenâb-ı Hakk'ın sevgisine ulaştıran kimsedir. O, elimizden tutup yürümez, yürüyecek olan biziz. Cenâb-ı Hakk Peygam berine bile bu selâhiyeti (hidâyet) vermemiştir (Kassas, 56). Enbiya-i İzam: "Biz ancak tebliğciyiz." demişlerdir (Nuh, 2). Hacı Haşan Efendimiz (k.s.): "Siz Allah'a sev gili olun, biz de sizi sevelim." buyururlar. Kuru kuruya, "Mürşidim" demenin bir anlamı yoktur. Mürşidim lafzını anlamsız bir şekilde tekrar edip duran birine salihlerden bir zât: "Oğlum! Senin, mürşidim dediğin kadar Allah'ım desem kurtulurum." der. Nezih dinimizde ölçü: "Allah için bir vesile muhabbet, Allah düşmanlarına da buğz- dur." Rabıta-i Şerife, bir veliye Allah için muhabet saye sinde Mevlâmızın sevgisine, aşkına ulaşmaktır. İnsana ünsiyetinden dolayı insan denmiştir. Sâdık ve salihlere, Peygamberimiz (s.a.v.)'e, Hâlık'ı Zülcelâl'e duyulan ilgi ye, mukaddes değerlere, yapılan rabıta ile ulaşır. Ehl-i ta rik, gönlü âdi şeylere bağlamaktansa, kalbi, Mevlâmızm sevgisine ulaştıracak kimselere bağlamayı tercih ederler. Bilhassa gençlerimiz, evlatlarımız, çağımızda bulunan bi linçli, şuurlu Mürşid-i Kâmillerle alaka kurmalıdır. İlko kulu bitirdiğimde Üstadımız, Sami Ramazanoğlu (k.s.)'na: "Efendim! Zamanın fitnesinden korkuyorum. Evladımıza bir vazife verin de sizin sayenizde biiznillah isyandan kur tulup saadete ulaşsın." buyurmuşlardı. Kâmil Mürşid'in nezâretinde Darü'l-Erkam'larda yetişip cihanın sulhu için sonuna kadar gayret gösterelim.

