Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
22 Kemâle Dâir Sohbetler zikirden, tefekkürden, murakabe ve teveccühten çok daha efdaldir." buyurmuşlardır. Esad-ı Erbili (k.s.): "Bu yolun iki esası vardır. Kime bu iki şey verilmişse ona herşey verilmiştir: 1. Hazreti Peygamber (s.a.v.)'le kemâl-i ittiba, 2. Mürşid-i Kâmil'e mahabbet." sözleri yolumuza ışık tutmuştur. Hacı Haşan Efendimiz (k.s.), mürşid-i kâmillere mu habbetin, edeplere ve Rabıta-i Şerife'ye riâyetle olacağını haber verirlerdi. Rabıta, bir kısım kardeşlerimizin yanıl dığı gibi ellere fotoğraf alıp sadece cisme dönmek olarak nitelendirilmemelidir. Cisme dönmek, şeyhi putlaştırmak olur. Rabıta, "Üsve" anlamında, hareketi bir başkasınca taklid edilen kişi demektir. Cenâb-ı Hakk'ın muhabbetin de yok olan Mürşid'in, Efendimiz (s.a.v.)'in tebliğ, davet, anlayış vs. yönlerini uygulayışını hayatımıza geçirmektir. Biz, çok malumat sahibi olabiliriz, ama bu bildiklerimizin tatbikini gerçek muallimlerden öğreniriz. Uzun söze ne gerek? Bütün hatalar, cehâletten ileri gel mektedir. Üstadımız Hacı Haşan Efendi (k.s.) bir şiirinin şu kıt'asında meselemizi ne güzel toparlıyorlar: Fıkıh ile Hadis öğren Nefsini yıkmaya davran Mürşide binde bir uğran Sakal altı sualdir bu Hülasa; manevî alan, ilim ve irfan yoludur. Ne kadar çok malumatımız olursa, bu güzel yolu o kadar çok an larız.

