Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Ahlâk Bir Hatıra Ara ara anlattığım bir olayı sırası gelmişken nakledeyim: "Karadeniz bölgesine davet edilmiştik. Dört kişiyle yola çık tık. Niksar'ı geçince yüksek bir dağda, etrafı yemyeşil, suları soğuk bir tabiat içinde, çok güzel bir mescidde öğle namazını eda ettik. Karnımız da çok aç idi. Sofrayı kurduk, hepimize düşen bir tavuk. Bu esnada bir köpek geldi, açlığından bizi yiyecek haldeydi. Bir parça et attığımızda havada kapıyordu. Ondan daha aç bir kedi daha geldi. Bir köpeğe, bir kediye bir- şeyler atıyorduk. Arkadaşlara: "İmtihan oluyoruz, gelin bu hayvanları doyuralım." dedim. Vallahil azim köpek doydu, kedi artık yemez oldu. Bizler karnımızı elhamdülillah doyur duk fakat sofrada tavuk bitmemişti. Yeşilhisar içmecesinde Sami Ramazanoğlu (k.s) ve etrafın daki yüzlerce insana ikram edildiği halde, tenceredeki çorba nın bir parmak bile aşağıya inmeyişinden tutun da, dedem Mustafa Hulusi (k.s)'nin, sabahtan akşama kadar hânelerinde misafire ikram edilen taamlardan, pekmez küpünün bereket le taşmasına kadar anlâtamıyacağımız nice vakalar, ibret do lu sahneler mevcuttur. Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in, "Sa daka malı eksiltmez." hadis-i şerifinin mucizevi yönünü, îsârda bulundukça müşahade ederiz. Enes bin Malik (r.a): "Kim kötülüğe şahit olursa, onu ıslâh etmezse, kıyamet gününde sağır ve kulakları kesilmiş olarak gelir." buyurmuşlardır. Hz. Ömer (r.a): "Kim benim kusurlarımı hatırlatırsa Allah (c.c)'m rahmetine ermesi için ona dua ederim." buyurur. Kalple Islah Islah ve irşadda tebliğ ve davet fayda vermezse kalben Hakk'a yönelinir. Gönül erlerinden biri, yakm ilçemizde bir 95

