Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K E M A I. A T kulun ıslâhı için 2 yıl çalışır, muvaffak olamayınca ellerini ar şa kaldırır, Rabbımıza şöyle dua eder: "Ya Rab! Yıllarca çalış tım, dağa gitti ise dağa gittim, bağa gitti ise bağa gittim; her fırsatı kolladım ıslah olmadı. Lütfunla bu kuluna hidayet ver." Bu duanm hemen ardından o kişi ıslah olur. Selef-i salibinden bir zat, Allah (c.c) için dost edinir. Kar deşi, nefsine esir olur. Her türlü kötülüğe meyi eder. Karde şi, dostum bu kötülükten kurtuluncaya kadar yiyip- içmeye ceğim diye ahd eder. Nihayet, isyanda olan kardeşinin gön lüne nedamet gelir, yaptıklarmdan pişmanlık duyarak tevbe eder. Şam'dan gelen birine Hz. Ömer (r.a): "Dostum nasıl?" der. O da: "Dostun fesada gitti, âsi oldu." deyince onu sustu rur ve dostiına Mü'min Sûresinden ayetleri yazıp gönderir. Islahı için dua eder. "Hâ Mîm. Bu kitabın indirilmesi, aziz, alim olan Al lah'tandır. Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası pek şiddetli olan ve lütuf sahibi (Allah'tan) O'ndan başka ilah yoktur, dönüş O'nadır." (Mü'min: 40/1-2) . Son bir hafta içinde Hollanda ve Almanya'da Türklerin evlerini kundaklayan, Doğu Türkistan'da kökenleri Uygur, Özbek ve Kazaklara dayanan 25 milyon Müslümana hayat hakkı tanımayan, her fırsatta Müslümanlara insan hakları dersi vermeye çalışanlar, elde, dilde gönülde infakı bilmez ler. Alıp verdiğimiz nefes, kulağm duyup, gözün gördükleri, gönlün akıl almaz sırları, yerin üstündeki ve altındaki servet, semâdan yere inen rahmet, sayamıyacağımız bunca nimet bi ze ihsan edilirken; kainat, elimizle, dilimizle, gönlümüzle şükrümüzü eda etmemizi işaret etmektedir. 96

