Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K D M Â I. Â T yade ürün vermesi, budanan çubukların gür ve daha fazla ni met sunması, bize, kurşunlara karşı sapan taşlarıyla Kudus-i Şerif kurtulsun diye çırpınan, gece-gündüz dünya sulha ersin diye didinen kardeşlerimize münfik (veren) olmamızı öğüt ler. "O takva sahipleri bollukta da, darlıkta da Allah (c.c) için harcarlar."11 "Yarım hurma ile de olsa sadaka verip cehen nemden kurtulmaya çalışınız. Kim bunu bulamazsa, güzel bir sözle kendini cehennemden korusun." "Ya Âişe! Tencere ye yemek vurduğunuz zaman suyunu çok koyunuz." hadis-i şerifleri bu gerçeği ifade eder. Davud (a.s), Rabbinden, kıyamet gününde kurulan terazi yi görmek ister. Her kefesinin doğu ile batı arasını doldurdu ğunu görünce kendinden geçer. Ayılınca, "Rabbim! Bu tera zinin kefesini sevapla doldurmaya kimin gücü yeter?" deyin ce Mâlikimiz (c.c): -"Ey Davud! Ben Kulumdan razı olursam, onu bir hurma sadakasıyla da olsa doldururum." buyururlar. Cenâb-ı Davud (a.s) bir müşahedesinde aktardığına göre: "Birini gördüm. Allah (c.c), sana ne muâmale etti?" dedim. O da "Günâhım sevabımdan ağır geldi. Bu esnada semadan bir kâse indi, sevaplar kefesine kondu. Bir de ne göreyim, kâse de fakire sadaka olarak verdiğim hurmalar vardı."12 Elimizde infaka dâir sayamayacağımız kadar çok âyet ve hadisler mevcuttur. Said Nursi (Rh.a.), Emir dağmda bir hücrede başından ge çen şu hadiseyi nakleder: "Hapsolduğum odada günlük yi yeceğim, az bir ekmekti. Meskun mahalde halk yaylaya git mişti. Hergün bir kedi bana misafir oluyordu. Ekmeğimi onunla paylaşıyordum. Misafirlerim çoğaldı, elimdeki ek mek beni zor doyururken kedilere infak ettiğim için fazla ge liyordu." 94

