Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K E M A L Â 1 leştiler ve biraz daha konuşup ayrıldılar. Hacı Haşan Efendi miz buyurdu ki: Tabiî kendi fazileti olmasına rağmen, sır ver mezlerdi, sırlı bir mürşiddi. "Sami Efendimiz'den gelen ma nevî tel daha kuvvetli geldi." diye. Bu gibi insanlar biraraya geldiklerinde aralarında manevî bir etkileşim olurmuş, kimin mânevî durumu kuvvetli ise o onu etkisi altına alırmış. Tabiî iddia edilemez ki, o güçlü bu güçsüz şeklinde; herkesin anla yamayacağı mânevî bir hâl bu. Gönlünü Kâbe Edenler Yine Üstadımız Hazretleri, Mekke'de bir tanıdığın evinde ler. Hac ibâdetini îfâ için gelmişler. Ve bir gün rahatsızlıkları arttığından dolayı Kabe-i Muazzama'yı ziyarete gidemiyor lar. Bundan dolayı çok mahzûn oluyorlar, çok kederleniyor lar. Öyle ki, Allah (c.c) sevdiği kulunun mahzûn olmasına ve kederlenmesine razı olmuyor. Bizâtihi Kâbe ve HacerüT Es- ved mânâ âleminde Hacı Haşan Efendimiz (k.s.)'in yanına getiriliyor. İşte gönlünü kabe edenlerin durumu böyledir. Firmaların Üstazımız İçin Rekabet Etmeleri Dikkatimizi çeken bir başka hâdise de; bütün turizm şirke tlerinin ÜstazımızT götürmek için büyük çaba sarfetmeleriy- di. Çünkü Hacı Haşan Efendimiz nereye giderse millet oraya akardı. Biz de onunla gideceğiz diye. Onun için firmalar fo toğrafını alıp, "Bizimle gidiyor." şeklinde reklam yapıyorlar dı. Tabiî bunda ayrım çok zor olurdu. Yine bir firmayla gel diklerinde, oradaki görevli şahıslar kendilerine çok hürmet ediyorlardı. Tabiî Efendimiz vasıtasıyla pek çok insan onlara dâhil olmuş ve ciddî paralar kazanmışlardı. Arafat'a geldik, çadırlar kuruldu. O zaman çadır parası alırlardı. Hacı Haşan Efendimiz para vermek isteyince, "Hayır sizden almayız." di- 288

