Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K imâlat yoğun bir duygusallık meydâna getirmişti. İşte bu hâlleri de yaşamış olduk. Sınırlı bir zaman olduğu için insan hiç ayrılmak istemiyor oralardan; âdeta her ânını değerlendirmek istiyor. Bir hac yolculuğunda Üstazımız Hazretleri'ne yanındaki cemaat cumayı kılmadan hemen ayrılalım diyorlar. Üstazı- mız da gâyet ince bir tavırla: "Burada bir cuma kılalım yüzbi- ne tekâbül eden bir sevap kazanırız." diyor. Ancak hemen hemen hiç kimse kalmak istemiyor, hatta Üstazımız'a en faz la saygı duyanlardan birisi: "İşte oturacaksanız oturun biz gi diyoruz." diyor. O zaman Üstazımız buyuruyorlar ki: "Medi ne münafığı barındırmaz, herhalde içinizde bir nifak alâmeti var ki, buradan ayrılmak istiyorsunuz. Gidin Rasûllullah (s.a.v.)'ın huzuruna tevbe ve istiğfar edin." Yani böyle olan lar da var. Oranın haz ve lezzetini duyup hiç ayrılmak iste meyenler de... Nasıl ki, Fuzûli: "Ya Rabbi! Beni öyle bir hâle getir ki, vücudumu öyle zayıf kıl ki, Medine'nin sokakların da dolaşan köpeklere yem olayım." diyorsa, netice itibariyle, âşıklar da var, sâdıklar da var, bizim gibi âcizler de var. Hacı Haşan Efendi (k.s.)'den Anılar Estağfirullah. Efendim, sizin Hacı Haşan Efendimizle de birlikte Hac ve Umre'ye gittiğiniz dönemler olmuş. Bize bu ziyaretlerinizle ilgili yaşadığınız bir kaç anıyı nakleder misiniz? Üztazımızla 73-74 yıllarında o mübârek mekânlara gittik. Benim gitmem çok âni oldu. Biz gitmeyi arzû edince, kısaca gönüllerine müracaât edip, bir istihâre yaptılar ve sonuç olumlu çıkınca birlikte gitmemiz mümkün oldu. Üstazımız yolda giderken, kendi gönüllerinden doğan şi irler okurlardı, İlâhîler söylerlerdi. Ayrıca yolda belirli belde- 286

