Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K I- M Â L Â T Yüzlerce defa Kabe-i Muazzama'yı ziyaret etsek, Umre yapsak dahi yine eksiklik hissedecektik ashnda. Çünkü oraya doyum olmuyor. Ekmek değil, aş değil. Maddi bir değer taşı- mayıp, tümüyle mânevi bir değer olduğu için oralara doyum olmaz. Ruhun gıdasıdır oralar. Mesela yoldayken düşünüyo ruz; yatsak da sabah tavafımızı yapsak. Varınca, Kabe-i Muaz- zama'yı görür görmez bir dirilme meydana geliyor. Diyoruz ki, Safa, Merve'ye gitmeden önce biraz istirahat etsek; ama ba kıyorsunuz yine bir canlılık geliyor ve o vazifeyi de yapıyoruz. Daha sonra sabah namazına kalkamayız herhalde diye içimiz den geçiriyoruz. Çünkü 2 saat gibi bir müddet kalıyor ve siz müthiş derecede yorgunsunuz. Ancak namaz vaktinden önce bile kalkabildiğinize şâhid oluyorsunuz. Bütün bunlar Allah (c.c.)'m lûtuflandır. Mesela herhangi bir yere devamlı bakacak olsak bir süre sonra bıkkınlık gelecektir. Ancak Kabe'ye bak tıkça değişiyor, baktıkça değişiyor. Usanma diye bir durum kesinlikle söz konusu olmuyor. Çünkü Kâbe'ye 120 rahmet iner buyruluyor. 6O'ı namaz kılanlara, 4O'ı tavaf edenlere, 20'si de bakanlara. Bizim bu Umre'den önce bir Hac yolculuğumuz oldu. O zaman sabah tavaf yapma imkânı bulabildik. Arka daşlarımızla birlikte bir el değdiriyoruz Kabe-i Muazzama'ya, dua kitabındaki tavaf duaları sanki bizim feyzimize mâni olu yormuş gibi geliyor. Dolayısıyla o dualara değil de içimizden gelen dualara yöneldik. Fakat târif edemeyeceğimiz zevkle dö nüyorduk. Yani oranın sırrı bambaşka, anlatılacak gibi değil. Ancak yaşanarak hissedilebilecek bir durum. Sizin sözünü ettiğiniz ikinci ziyaretimiz hakikaten bize ga nimet gibi geldi. Çünkü hem ziyaretlerimizi hem de vazifeleri mizi yapmış, bitirmiştik. Zaten siz, ancak 9 gün sonra gelebil diniz. Ben de çok dua etmiştim: "Ya Rabbi refikimi da lûtfey- le." şeklinde. Derler ya; evvela dost sonra yol (Evvel refîk 284

