Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K 1: M Â L Â T gamber (a.s.)'in kabri saadetlerinde aynen Kâbe-i Muazza- ma'daki Zemzem mahalline inildiği gibi merdivenler var. O merdivenlerden sonra yeşil bir halı var, kendileri o halı üze rinde oturuyorlar ve Ümmeti Muhammed'e teveccüh buyu ruyorlar." Necip Fazıl'ın "Kereminizden bir kırıntı yeter bu kıtmire" dediği gibi, ben de "Kereminizden bir kırmtı lütuf olmaz mı ya Rasûllallah!" şeklinde gönlümden geçiriyordum. Tabiî o sofralar midemizi doyuruyordu ama asıl gönlümüzü doyu racak sofraları arzû ediyoruz. Ashâb-ı Suffe'nin Önemi Bir de Mescidi Nebi'nin en müstesna yerlerinden biri olarak görülen Ashâb-ı Suffe üzerinde durmak istiyorum. Ashâb-ı Suffe'nin kıymeti nereden kaynaklanıyor, insanla rın âdeta birbirleriyle yarışarak ufak da olsa bir yer kap mak istedikleri bu mekânın önemini bize anlatır mısınız? Efendimiz (s.a.v.)'in mescidi saadetindeki bir kaç önemli bölüm içerisinden biridir Ashâb-ı Suffe. Bugünkü anlamıyla, o mekânı, bir üniversite şeklinde telakki etmemiz mümkün dür. Peygamber Efendimiz (a.s) zamanında hadisi şerifleri kaydeden ve devamlı ilimle meşgul olan kimseler bu bölü mün müdavimleriydi. Bir de, özellikle, fakir olan kimseler bu bölümde otururlardı. Mesela Ebu Hureyre (r.a.) Hazretleri gibi karın tokluğuna Rasûllullah (a.s)'ın huzurunda ilim öğ renmek amacıyla ayrılmayanlar vardı. Bir ara orada zengin ler oturmaya başlamıştı ama Üstazımız Hazretleri: "Yine fa kirler oturuyor burada; cepleri zengin ama kalpleri çok fakir, mütevazı insanlar." diye bahsederlerdi. Dikkat ederseniz bi zim Türk hacıları (hepsi için söylemesek de büyük çoğunlu-' 274

