Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
KONULMALAR ban kesiyorum dedi. Ben de başka bir yere davetli olduğumu söyledim ama ne mümkün çok ısrar etti. Biz yine önceden da vetli olduğumuz yere vardık. Çünkü davete icabet sünnettir. Gönüllerini aldık ve müsâade isteyerek o mümtaz insanın toplantısına katıldık. Vardığımız vakit gördüm ki, sözkonusu zât misafirlerini çok güzel karşılıyor, elinde telefon bir sağa bir sola koşuyor ve herkesin gönlünü almak için yoğun gay ret gösteriyordu. Hiç kimse diyemezdi ki, bana bakmadı, be nimle ilgilenmedi, halleşmedi. Herkese bir iltifatı, güler yüzü, tatlı sözü vardı. Sonra davetliler tamamlandı, davetliler de çok değişik cemaatlere mensup, müntesip insanlardı. Zaten benim edindiğim kanaat bu buluşmanın, bütün cemaat fert lerinin görüşmesi ve tanışması için yapılan bir sohbet toplan tısı olmasıydı. Tabiki konuştukça, halleştikçe insanlar arasın da bir ısınma da meydana geliyordu; bu da çok memnun edi ci bir durumdu. Ashabı Suffe'de İftar Efendim, bu Umre ziyaretimizde Ramazan-ı Şerif olma sı münâsebetiyle ikindilerden hemen sonra Mescidi Ne bi'de hazırlanan iftar sofralarında bulunduk. Hatta ikindi namazından sonra tekrar otele dönmeyip daha ön sıralarda yer bularak Peygamber (s.a.v.)'in kabri saadetlerinin yakı nında hep iftar yapmayı denedik.’Şükürler olsun ekseriyet le de muvaffak olduk; çok çok kalabalık olmasına rağmen. Bu durumun siz de bıraktığı anlam nedir öğrenebilir miyiz? Tabiî o sofraların anlatılamayacak mânevî zevkleri var. Ben hep: "Ya Rabbi! Bu maddî sofralara oturuyoruz ama biz- leri mânevî sofralardan da mahrum etme." şeklinde içimden geçiriyordum. Mürşidimiz Hacı Haşan Efendimiz, 1973 sene sinde Ashâb-ı Suffe'de şunu anlatmışlardı: "Evladım! Pey- 273

