Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
KONUŞMALAR nerek ve o anda yaşayarak ibadetini yapan insanlarla bizim aramızda fark vardır. Ömre Yeten Namaz Hacı Haşan Efendimiz dört yıldan sonra askerden geldi ğinde, bayrama bir gün kala, arefe günü, Kılavuz Hafız'la bir likte Adana'ya, Sami Efendimiz (k.s)'i ziyarete giderler. Bu sı rada Sami Efendimiz'in gözü caminin avlu kapısındadır. Sonra içeriye girerler. Üstadımız ve Kılavuz Hafız içeri girer ler, akşam gelmeleri kendilerine söylenir. Akşam huzura var dıklarında beraber namaz kılarlar. Üstadımızın: "Ya Rabbi! Arkamdakileri de affeyle, mağfiret eyle, "diyerek tazarru içe risinde olduklarını da gönülleriyle hissederler. Secdeye var- dıklarmda, üzerlerinde o kadar büyük bir yük hissederler ki, sanki Erciyes dağı üzerlerindedir. Kalkamayacaklarını zan nederler. Böyle bir zevkle namaz kılabilmek herkese nasip ol- maz.Üstadımız: "Bu namaz ömrüme yetti." buyurmuşlardı. Gayemiz ibadetlerdeki bu zevke, bu şevke ulaşmak, ibadetle rimize, bedenimizden öte ruhumuzun da iştirakini sağla maktır. İşte o zaman insan, yaptığı bütün faaliyetlerde yorul maz, eğer ruh bedene tabi olacak olursa, yorgunluktan’ hiçbir şey yapacak güç bulamayız. Günümüz modern dünyasının ızdırap içerisindeki insa nına ve bu bireylerin oluşturduğu mutsuz toplumlara zik rin ne gibi faydaları olabilir? Dikkat edecek olursanız, günümüzde insanımız manadan ziyade maddeye yönelmiş durumda. Çoğumuz, "Menfaatim ne olacak? Benim geleceğim, geçimim ne olacak? Çoluk-çolu- ğum ne olacak?" gibi endişelerin içinde kaybolmuş durum da. "Benim davam ne olacak? Benim inandığım hayat, bede- 263

