Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K E M A L A T nimde, çevremde, ülkemde nasıl kuvvet bulacak?" Bunları düşünenlerimizin sayısı çok az. Eğer bu düşünceyi sağlaya cak olursak, ahireti dünyanın önüne alacak olursak, Allah (c.c)'ın aşkını ve muhabbetini nefsani arzuların önüne alacak olursak, birbirimizle olan ilişkilerimiz, ailemizle, çoluk-çocu- ğumuzla olan ilişkilerimiz, bütün maddi değerlere bakış açı mız değişecektir. Yaptığımız zikirlerin bizde yapacağı en bü yük etki, maddeyi de Allah (c.c)'ın emrine vermek olacaktır. Herşeyimizi, düşüncemiz uğrunda feda etme aşkı ve zevki olacak olursa, zikrimizin amacı yerine gelmiş olur. Toplum da îsâr olacak olursa, "Bugün ben alışverişte siftah yaptım, komşum yapmadı." diyebilecek insanlar yetişecek olursa, o toplumda huzursuzluk olur mu? Olmaz. Bir savaşta ölmek üzere olan ve suya ihtiyaç duyan bir sahabe, yanındakini gös tererek suyun kardeşine verilmesini ister. Bir diğeri, diliyle ifade edemese bile gözüyle diğerini işaret eder. Böyle bir top lum elbetteki huzur içinde olur. Ülkemizde Müslümanları yeni keşfeden bir kısım med ya, İslam'ı toplum nezdinde kötüleyebilmek için bazı zikir törenlerini kullanıyor.Vücutlarının bazı bölgelerine çeşitli maddeler batıran insanlar, zikir meclislerinde ekranlara ge liyor. Sizin konuya yaklaşımınız nasıl? Onlar Müslümanları keşfedememiştir. Hakikaten Müslümanları keşfetseler, anlasalar, bu gibi itirazları ileri sürmezler. Mühim olan, gönlü derviş edebilmektir. "Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değildir." sözü önemlidir. Te- vacüt ve cezbe halleri, çoşkunluk halleri, şer-i şerife uygun davranılacak olursa caizdir. Aksi halde büyük tehlikeler zu hur edebilir. Bunları göstermeler ise; onların niyetiyle alaka lıdır. O tavırlara, gayri ihtiyari olursa müsade edilmiştir. Dik- 264

