Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
KONUŞMALAR ye dua etmiştir. Demek ki kalp dönebiliyor. Bu yüzden de vamlı bir kontrol gerekmektedir. Zikir insan üzerinde ne gibi değişiklikler yapar, insana ne kazandırır? Yeni duyan arkadaşlarımız için tekrarlayalım. Zikir başta lisan ile olur. "Allah" dedikçe kalb dediğimiz yer yanmaya başlar, sonra vurur. Vurduğu zaman iç aleme geçer. O zaman sağ memenin iki parmak altında olan ruha geçilir. Aynı hal ler burda da gerçekleşir ardından normal hâle geçer. Huzur halini izah etmek gerçekten zordur. "Tatmayan bilmez." den diği gibi izahta zorlanıyoruz. Sır dediğimiz yer kalbin üst kıs- mındadır. Hafi dediğimiz yer ruhun üst kısmıdır. Ahfâ döşü müzün ortasıdır. Dışardan belli olmaz ama, Esad-ı Erbili Hazretleri'nin: "Gül yaprağının her noktası güldür." buyur dukları gibi vücudun da her noktası Allah'ı zikreder. Zikrin yapılış gayesi nedir? Zikir yapılmasından maksad "Muhlis" vasfım kazanabil mektir. "La ilahe illallah diyen cennete girecektir." diye bu- yurulmaktadır. Ama "Muhlisan" şartı vardır. Nedir bu tabi rin manası; herşeyi Allah (c.c.)'ın rızası için yapmaktır. "Muhlis" ve "Muhlas" tabirleri vardır. "Muhlis" ismi faildir. "Muhlas" ismi mef'uldür. Bu farkı talebeliğim esnasmda dü şünürdüm. Kastamonu'ya gittiğimizde Mehmet Feyzi Efen di, bana bakarak: "Muhlis kesbîdir, Muhlas vehbîdir." diye rek meseleyi derhal halletti. "Muhlas" olabilmek için uğraş malıyız. O adama, rıza-ı ilahinin dışında birşey yaptıramazsı nız. Hesabı kitabı yoktur, ne yaparsa Allah rızası için yapar, İşte zikrin neticesi budur. Mürşid dediğiniz zaman " dönüş- 261

