Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
li 1= M  l  T neye sorun. Hakiki bir mürşid, bırakın kafayı oynatmayı, hasta hali sıhhate dönüştürür. Cezbe kalbin Allah'a yönelme sidir. Ses hızı, ışık hızı onun yanında çok yavaş kalır.Vücud yapımızdaki dört unsurun dozajını ayarlayıp, nefsin esare tinden kurtarıp, bunların ruhun emrine verilmesine mane vî hayat diyoruz. Mürşid de bunu gerçekleştiren kimsedir. Maneviyyat bizi kendimize zulmetmekten kurtarır. Hz. Adem yasak meyvadan yeyince Cenab-ı Hakk: "Nefsine zul mettin." buyurmuştur. Mürşidler de bizlerin elinden tutup, bizleri Rasûlullah (s.a.v.)'ın muhabbetine ve zâtının aşkına teslim ediyorlar. Bu dört madde nefsin eline geçerse ne olur? Hava nefsin elinde olursa, her tarafı yakıp yıkar. Ruhun elin de olursa "hu"ya dönüşür, Asrı Saadet hayatındaki, değerini ölçemediğimiz, "Hangisine uyarsanız kurtuluşa erersiniz." diye buyurulan o güzide insanların ahlakını kendine örnek edinen insanlar ortaya çıkar ve huzur ortamı meydana gelir. Asıl Mürid Mürşid müridine yöneldiğinde süveydâ-yı derûn, o siyah nokta nura dönüyor, her iş hayır oluyor. Büyüklerimiz derler ki, ayda bir olsun bu gibi insanların sözü ve sohbeti ile gönül lerimiz şenlendirilmelidir. Mürid iki kısma ayrılır; mecazi mürid, hakiki mürid. Mecazi müride, mürid olmadığı halde mürid denir. Üstadımız, "El gördülük yaptın amel." diye bunları tarif eder. Hakiki olan nedir; gönlü zikrin ateşiyle ya nan ve gözünden de, damlası cehennem ateşini söndürecek olan yaşlar gelen kimsedir. Kalbi ateşli ve gözü yaşlı olan kimse hakiki derviştir. Bedenî hususlarda bile doktorlara gi dip muayene oluyoruz. Kalbin kelime anlamı "dönücü" dür. Her an döner, mesela şu an içinde kimbilir kaç şekle dönüş müştür. Efendimiz (s.a.v): "Kalbimi dinin üzere sabit kıl." di- 260

