Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K OLUŞMALAR mu?" dediğinde, Esad-ı Erbili Hazretleri: "Mustafa Efendi, si zi kabul buyuralı elli yıl oldu." buyururlar. Halbuki Mustafa Efendimiz kırk yaşmdadır. Mürşidin bir tarifi de "fıtratı zorlamayan kimse" dir. Her kesi kendi meşrebine göre yetiştiren kimsedir, insanlar hangi meslekte, hangi kabiliyetlerde olurlarsa olsunlar, onların bu vasıflarım geliştirmeli, Allah'ın hududunu ihlal etmemeleri için zakir olmalarını sağlamalıyız. Ashab-ı Kiram'a bakacak olursak onların kabiliyetlerine göre yönlendirildiğini görü rüz. Daha on beş yaşında iken Hz. Ali'ye, Peygamber Efendi miz kılıç kuşanmasını tavsiye etmiştir. Hz. Sabit on iki yaşın da vahiy katibi olmuş, Hz. Üsame çok gençken ordu komu tanlığına tayin edilmiştir. Ebu Osman el-Mekki Hazretleri büyük bir sûfîdir. Diyor ki: "Gerçek derviş, devrinin bütün şartlarını bilip, o günde en lüzumlu şey ne ise onu yerine getiren kimsedir." Bundan da ha güzel tespit olmaz. Bir büyüğümüz üstadına, "Kahveler de, isyan mahallerinde milyonların kafaları ve gönülleri heba edilirken, biz burda nasıl oturup teşbih çekeriz." dediklerin de, üstadı, "Benim meşrebim buna uygun değil, siz buyu run." buyurmuşlardır. Adana'da bir kardeşimiz bizi dinledi ğinde, "Bu zât, şeyh düşmanı, hatta şeyhlere cihat açmış."de- miş. "Size cihadı biz değil Allah açmış. Çünkü siz sıddîk-ı âzamin on tavsiyesinden biri olan, "Manastırlara kapanıp, halkı unutan insanları kendi haline bırakın." gerçeğini unu tuyorsunuz." dedik kendilerine. Devrimizin önemli alimleri, ferdi taatlerini yapıp, "Halktan kaçın aslan'dan kaçtığınız gi bi." prensibini ulu orta, hiç mütala etmeden hayatlarına uy gulayan kimselere itiraz etmişlerdir. Zikrin Âdabı Binlerce defa "Allah" demekten huzurla bir defa "Allah" 257

