Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
l< E M A L A T bi tek tip hale getirecek olursanız, ne bina kalır, ne estetik. Ki şi maddi yönden eksik olduğu gibi manevi yönden de eksik olur. Hulefa-i Raşidin'e bakarsanız tek tip olmadıklarını gö rürsünüz. Hz. Ebu Bekir sadakatiyle, Hz. Ömer adaletiyle, Hz. Osman hayasıyla, Hz. Ali ilmiyle ön plana çıkmıştır. Pey gamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki: "İnsanlar madenler gibi dir." Madeni çıkarıp fabrikaya götürdüğünde, madenler fab rikada işlenir. Demir varsa demir, kurşun varsa kurşun, bakır varsa bakır, gümüş varsa gümüş, altm varsa altın, ayrışımlar yapılmak suretiyle ortaya çıkar. İnsanlardaki farklılıklar ada let sıfatının tecellisidir. Eğer tek tip olursa, insanlar birbirine imrenerek hayra yönelmezler. Altı milyarın parmağının ucundaki izler farklı iken ruhlar da farklı olmaz mı? Bütün kardeşlerimizin kulaklarında şu söz devamlı çınlasın, gönül lerinde kalsın: "Feraset kerametten üstündür." "Kamil mü'minin anlayışından sakının. Onlar Allah'ın nuruyla ba kar." buyurulmaktadır. Feraset budur. Cüz-i irademizi külli iradeye teslim edecek feraset ehli insanların huzuruna vardı ğımızda, bu insanların, gönül alemini, Allah'ın izniyle sez meleri sebebiyle, "Senin yerin şurası." diyebilmekte oldukla rını görürüz. Meselâ Said Nursi Hazretleri (k.s.), Esad-ı Erbi- li Hazretleri'nin huzuruna gelmiştir. Çok ateşli bir zâttır ve devrinin müceddididir. Allah'ın sevgili dostu bu insana, Esad-ı Erbili Hazretleri: "Said kardeşimiz! Sizin meşrebiniz Kadiri'dir." buyurmuşlardır. Bir insan bu anlayışta olmazsa, Allah'ın izniyle ana rahmindekinin evladı olup olmayacağım bilmezse, onun mürşidlik yapması caiz değildir. Mürşid ve Talip Şeyh Mustafa Hazretleri, Esad-ı Erbili Hazretleri'nin hu zuruna gittiği zaman, "Acaba şeyhim beni kabul buyurdu 256

