Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K O M U Ş M A I. A e hep İmam-ı Rabbani Hazretleri'nden bahsediyoruz. Yoksa, Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin eserlerini okuyarak İslam'a girenlerin sayısını ifade edemezsiniz. O'nun kitaplarını oku yarak İslam'a giren, O'na hayran olan pekçok insan vardır. İl kokul çocuğu cebiri, bir bilmeyenli, iki bilinmeyenli denk lemleri, kök almayı, sinüsü, kosinüsü, tanjantı, kotanjantı herhalde bilecek değildir. Ne yapacaktır; birer, ikişer saya caktır, toplamayı yapacaktır, çıkarmayı yapacaktır, belki böl meye ikinci sene sıra gelecektir. Daha toplamayla, çıkarmay la meşgul olanlar, kalkıp da cebirle, geometriyle meşgul ola cak olurlarsa, tabiidir ki Muhyiddin'i Arabi Hazretleri'ne ol madık sözler söyleyeceklerdir. Keşke o makama gelinebilse, O anlaşılabilse. İmam-ı Rabbani Hazretleri kötülük içindeki insanlara zikir telkininde bulunup bulunmama hususunu so ran talebelerine, bu insanlara da zikir telkininde bulunulma sı gerektiğini, umulur ki kurtulmalarına vesile olacağım bu yurmuşlardır. Meşrep Farklılığı Bazı kimseler -sağolsunlar hizmet ediyorlar- "Benim usu lüm, benim meşrebim ayrı." diyerek aralarına duvar örüyor lar. Bir binayı yapmak için taş, çimento, demir, kireç kullanı yorsunuz. Bunların hepsinin gaye ve maksadı binayı kurtar maktır. Bunlar ayrı ayrı mütalaa edilecek olsa, ne demir ken di başına bina olabilir, ne kireç, ne kum, ne de çimento. Hep si bir araya gelip harman edildiği zaman bina ortaya çıkar. Bu insanlar, şer-i esaslara riayet ederek bir araya gelecek olurlar sa İslam binasını kurarlar. Usûl ayrılıklarına da sözümüz yok. Çimento ile demir aynı mı? Hayır, farkh. Ama farklı olu şundan dolayı bir araya geldiklerinde bina hasıl oluyor. Bu günlerde çokça söylendiği üzere hepsini tornadan çıkmış gi- 255

