Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
K t M Â I. Â T başka bir cemaatte bulunursanız, onların sohbetine giderse niz, evradınız, ezkârınız iptal edilir." Diğer tarîkin mensubu, eğer tesadüfen sohbetimize gelmişse Allah demiyor, canı çı kacak gibi kendini yerden yere vuruyor. Çünkü değişik bir cemaatle Allah diyecek olursa, onun tarikatı bozuluyor. Bu kalıplardan malesef dışarı çıkılamıyor. Halkımızın öyle ki yüzde yetmişi, belki yüzde doksanı maddi bir sıkmtı içerisinde. Bu bilinmesine rağmen mürşid- ten evvel bir eve gidiliyor. Evdeki havludan terliklere kadar her şey değiştiriliyor. Ondan sonra mürşid davet ediliyor. Bu kadar büyük bir ayıp olamaz. Yüzünü, kalitesi çok üstün havluya silse ne olur, silmese ne olur; kalitesiz olana sürse ne olur, sürmese ne olur? Kahvenin çok iyi olanı olsa ne olacak, olmasa ne olacak? Efendimiz (s.a.v) hiçbir yemeği- içeceği ya dırgamazlardı. Hatırlayın, Hz. Ömer (r.a), Peygamberimiz (s.a.v.)'i başının altında bir kerpiç, altında hasır, meşin torba sının içerisindeki biraz hurmayla görünce ağlamaya başla mıştı. Peygamberimiz (s.a.v.)'e hitaben: "İran'ın Kisralar'ı, Bi zans'ın Krallar'ı debdebe içerisinde, Siz bu haldesiniz." de mişti. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v.) de: "İstemez mi sin ya Ömer! Ahiret bizim olsun, dünya onların olsun." buyurmuştu. Ey mürşidlerim! Bunu hatırlayın, bu hadiseyi okuyun da insanlara acıyın, mütevazı yaşayın. Toprak gibi olsun hayatımız. Efendim, Müslümanların geçen yıllara göre daha fazla dünyevileştikleri, kendilerini mal-mülk sevdası karşısında kaybettikleri görülüyor. Günlük hayatta makam-mevkii hırsı, dini hayatın dünyevî menfaatler karşısında has sasiyetini kaybetmesi bunlara bir-iki örnek. Bu konuda ne diyeceksiniz? 248

