Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
islâm’İn $artlar1 Peygamberimiz (s.a.v.)'in Mescid-i Saâdet'i hakkında- yazdıkları şiirin bir kıtası bizleri çok duygulandırıyor. Muhammed (s.a.v.) saflarda gezer. Ümmetine eyler nazar, Kusurum çok, ettim hazer, Bu, heybet-i Muhammed'dir (s.a.v.) Üstazımızla birlikte 1973 senesinde Ashâb-ı Suffe'de otu rurken Kendileri bize, "Peygamberimiz (s.a.v.)'in Kabr-i Şerifine, zemzem kuyusuna inilen merdiven gibi bir inişin olduğunu, Server-i Kâinat Efendimiz (s.a.v.)'in yeşil bir sec cade üzerinde ümmetine teveccühde, kalblerinden manevî infakta bulunduğunu." haber vermişlerdi. Bir umre ziyare timizde, "Peygamberimiz (s.a.v.)'in seslerini duymadan gelme oğlum." buyurdu ama, bizim gibi bîçâreler nasıl erer bu devlete. Yaptığımız bütün tâatlerin; îtikat, ibâdet ve ahlakî yönleri vardır. Meselâ Hac fâalinin farziyyetine inanırız. Bu vazifeyi, şartlarını haiz isek yerine getiririz. Bu dînî görevler sayesinde ahlakımızı da güzelleştiririz. İhrama, fena ahlakı atıyor güzel ahlakı takınıyorum düşüncesiyle bürünme, tavaf ederken Beyt-i Şerîf'i, her şavtmda, dönüşünde nefsin mertebelerini geçerek yapma, Arafat'ta irfâna, Hakk'ı tanıma bahtiyarlığına, vakfede vukûfe, eşyanın hakikatine erme bil inci gerçekleşirse kişi gerçek hacı olur. Hacca giden kardeşlerimize büyüklerimiz, heybenizin bir gözü sabır, diğer gözü de para dolsun tavsiyesinde bulunurlardı. Göz yaşlarıyla bu yola çıkan insanlardan bir kısmının ihramın içinde dövüştüğünü, canı sıkılınca yağ 211

