Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Babam Behice’nin irtihalini duyup “İnnâlillâh ve innâ ileyhî raciûn” demiş. Annemi bu irtihalden haberdâr etmek istediğinde ise annem “Kurban olduğum çocuğun vefatını mı diyeceksin?” diye babamı da tesellî etmiş. Halil Hoca ve Râziye Hanım geldiklerinde, bağışlarının Hak indinde makbul olup emaneti teslim ettiğini, çocuğun âhirette şerbetçi olacağını, büyüyüp kocaya gittiğinde bazı sıkıntıların doğabileceğini haber vererek tesellî eder bu âşık insanları. Velilerin Gönlüne Girmek Velîlerin gönlüne riâyet ediniz. Bir yük diken odaya nasıl zorla girerse, velînin gönlüne de yeniden girmek öyle zor olur. Sami Efendimizin damatlarına aleyhimizde bir takım hoş olmayan sözler götürülmüş. O da bize ağır sözler söyledi. Ben de “Başım gözüm üstüne” dedim ayrıldım. Bunun üzerine Ömer Bey’in kalbine bir ok batar. Konya’da bizim damada “Mahmut, Hacı Baba’na, elin sözlerine inanarak hakaret ettim, içime bir ok battı, öleceğim ben.” der. Daha sonra, Sami Efendimizin kapılarının önünde “Ne olursun Hasan Efendi, bu eşikten girip çıkan Kutb-ı Cihan hürmetine beni bağışla!” dedi. Sultanımızın hatırı için bağışladım. Zaten beddua etmem. Yalnız haksız yere hareket edenlere Mevlâ razı olmaz. Ömer Bey’e, “Bak Ömer, tuzak ayağımızı defalarca kırsa, yine sürüne sürüne bu kapıya geliriz, ölsek bile ayrılmayız.” dedim. Evliyânın huzûru, bayağı, basit insanların huzûruna benzemez. Onlarla oturan Allâh (c.c.) ile oturma sırrına mazhar olur. Beşerî ölçüler onları ölçüp tartmaz. Onların halleri Allâh’a malumdur. Velîlerini Allâh bilir. Bereketli Rızık Kıtlık zamanında âşık, sâdık Mecet Hasan’a sordum, “Rızkınızı nasıl temin ediyorsunuz?” O da, “Efendim, evimizin köşesinde bir miktar arpa var. Değirmene götürüp öğütüyoruz, yine yerinde o kadar arpa meydana geliyor.” dedi. Evimizde rızkın, bereketle dolup, taştığını bilirim. Küpten pekmez kaynar, başka kaplara boşaltırdık. Annem; “Kimseye söylemeyin, bu bir sırdır.” derdi. Yıllarca dağarcıktaki bulgurun tükenmediğini bilirim. Bir zât, “Efendim rızkınızı nereden temin ediyorsunuz?” dedi. Askıda bulunan pantolondan paralar dökülmeye başladı. Adam hayretler ederek sükût etti. Elmanın İçinde İsmi Var Niğde’nin Aytomas Beldesi’ne bağlı Şeyhler Köyü’ne çokça davet ediliyor, fakat gidemiyorduk. Yedilerden Hüseyin Efendi “Hasan Efendinin rızkını ayağına götürüyorsunuz, bakın şu elmanın içinde ismi var. Elmayı tavana iple asın, göreceksiniz Hasan Efendimiz gelecek.” der. Hakikaten öyle oldu, evde duramaz oldum. “Beni Aytomas’a götürecek yok mu?” diyordum ve gitmeğe muvaffak olduk Allâh’ın izni ile. Hüseyin Efendi, bizi yolda karşıladı. “Siz Efendinize değil, Efendiniz size hizmet ediyor. Hasan Efendimiz evladımı karşıla buyurdu ben de sizi karşıladım.” dedi. Tavandan elma indirildi. Saçları omuzlarına kadar sarkan bu zât bize neler anlatmadı ki. Kocalarına isyan sebebiyle kadınların ateşte yandığından, günahların kartalın kanatlarına benzediğinden, sevapların inci tanesi gibi olup mîzanda çok ağır geldiğinden ve sair ahvâlden haberler verildi.

