Sayfa yükleniyor…
Mihmandar.org E-Kütüphanesi
Kalemdarın Not Defteri Tashihli
Yazar
Sayfa Sayısı
94
Kalemdarın Not Defteri Tashihli, Haci Hasan Efendi tarafından hazırlanan İslami eserler arasında yer alır. Bu kitap Mihmandar.org E-Kütüphanesi üzerinden okunabilir.
Kitaptan alıntı
MUKADDİME Allah (c.c.)’a vuslat için mürşid-i kâmile intisapta, rızâ-i İlâhî’den başka gaye güdülmez. Mesela bir delikanlı, sevgilisine bir çok hediyeler götürür, hediyesiz vardığında iltifat görmezse, üzülür, kırılır; “Meğer sen benim değil, hediyelerimin âşığı imişsin.” der ve ayrılır. Allah’a kavuşma talebinde bulunan kişi de kendisine güzel rüyalar, keşf ü kerâmetler, haz ve lezzetler verildikçe ibâdetleri artırır, bu haller kesilince tembelleşir, yolunu terk ederse, Mevlâ: “Ey kulum sen benim dîdarımın (cemâlimin, rızâmın) taliplisi değil, verdiğim acâib sırların âşığı imişsin.” buyurmaz mı? Bu sebeple ibâdetlerimizi; ne cennet ümidi ne de cehennem korkusu, sadece Allah’ın rızası için, karşılıksız yapmalıyız. Dervişler, değirmenin suyunu devrettiren çark veya saatin çalışmasını temin eden dişliler gibidir. Değirmenin veya saatin çarkından biri bozulursa ne değirmen ne de saat çalışır. Dervişler de, şerîat ve tarîkatın edebine riâyet etmezlerse füyûzât-ı İlâhiyye çarkı dönmez, kalp Allah diye çalışmaz. Sohbet ve zikir halkasında zevk ve muhabbet hasıl olmaz. İhvan, tohum atılmış tarlaya benzer. Çiftçi, tohumunu, mahsul alacağı araziye atar. Zamanı geldikçe gübresini, suyunu, çapasını yapar, yabani otları ayıklar ve meyveyi yetiştirir. Bir mürşid-i kâmil de, gönlü itirazsız kalbe mânevî gübresini zikirle, suyunu râbıta ile atar. Nefisle mücadele çapasıyla fena huyları yok olan derviş, mânen gelişir, meyve verir - biiznillahi Teâlâ-. Derviş aldığı evradla kalır, yıllarca vazifesini sormaz, nefisle mücadele etmez, gaflete dalarsa helak olur gider -Allah korusun-. Bir de kalkar, “Bize bakmıyorlar!” diye şeyhine itiraza başlarsa, o kimseden Rasûlullah da incinir. Sizin bir bahçeniz olsa, yıllarca emek vermenize rağmen meyve vermese canınız sıkılır, mahzun olursunuz. Bunun yanında, mahsul veren küçücük bir fidan da olsa onu seversiniz. Biz de aynen öyleyiz. Bunca sohbet ve emeklerimize rağmen mânen gelişmeyen, letâifleri zikrederek meyve vermeyen, ahlâken düzelmeyenlerden bize bir bıkkınlık geliyor. Verdiğimiz öğütleri tutup gelişenlere küçük de olsalar muhabbet ediyoruz. Allah rızası için rica ediyorum, gönlümüzü gafletle kurutmayalım. Dünyevî bir şey istemiyoruz. Öğüt ve nasihatimize karşılık edep ve erkâna riâyet ediniz. İster çalışın, ister çalışmayın, biz size hizmetle görevliyiz. Emeğimizin karşılığını sizden değil, Rabbimizden bekliyoruz. HZ. MUHAMMED -sallallahu aleyhi ve sellem- (öl. 11/632) Bilginlerle Oturmak, Hikmet Ehlini Dinlemek Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdular: Size lazım olan, bilginlerle oturmak, hikmet ehlinin sözünü dinlemektir. Şüphesiz Allah Teâlâ, ölü toprağı yağmur suyu ile dirilttiği gibi ölü kalbi de hikmet nûruyla diriltir. Gölgesiz Gün Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyetle Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: Arş-ı âzamın gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı günde, Allah Teâlâ Hazretleri yedi sınıf insanı huzûr-ı İlâhî’de gölgelendirecektir: 1. Adaletli olan padişahlar, yöneticiler, 2. Allah’a ibâdet içinde büyüyüp yaşayan gençler, 3. Issız yerlerde Allah Teâlâ’yı zikreden, Allah korkusundan dolayı gözlerinden yaşlar akan insanlar, 4. Kalbi mescide bağlı olan insanlar, 5. Sağ elinin ne şekilde bir hayır yaptığını sol eli bile bilmeksizin sadaka veren cömert insanlar, 6. Allah’ın rızası yolunda birbirini seven iki veya daha ziyade kimseler, 7. Güzel bir kadın, kendi namusuna çağırır da “Ben Allah’tan korkarım.” diyerek ondan uzaklaşan insanlar. HZ. EBÛBEKİR -radiyallahu anh- (öl. 13/634) Karanlığı Yok Eden Işık Karanlık beştir. Fakat bunları gideren beş de ışık vardır: 1. Dünya sevgisi karanlıktır. Işığı, ibâdettir, zikrullahtır. 2. Günah işlemek karanlıktır. Işığı ise tevbedir. 3. Kabir karanlıktır. Aydınlığı ise ‘Lailahe İllallah Muhammedün Rasûlullah’tır.…

