Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ŞEYH MUSTAFA HULÛSÎ EFENDİ (K.S.) mek arzusundadır. Lâkin bir kerametini görmeden intisab etmek de istemez. Bu nedenle, kahve içmeyi çok sevdiğini öğrendiği Şeyh Mustafa Efendi’yi denemek maksadıyla, ge lirken cebine bir kahve fincanı koymuştur. İşte, Şeyh Mus tafa Efendi de bi-iznillah o misafirin hangi maksatla geldi ğinden haberdârdır. Misafirlere kahve ikram edildiği sırada o kişiye dönerek; “İsmail Efendi, bize hediye olarak getir diğiniz fincanı veriniz, onunla da ben kahve içeyim." der. bunun üzerine İsmail Efendi büyük bir heyecan ve gönlü nü dolduran teslimiyet duygusuyla ağlayarak Şeyh Mustafa Efendi’nin ellerine kapanir, affını diler ve intisab eder.33 33. Necmeddin Dinç, a.g.t, s. 16. 34. Hacı Haşan Efendi, Sohbetler II, s. 51. BEŞERÎ MÜNÂSEBETLERİ Mustafa Efendi herkes tarafından sevilir, saygı duyulur du. İnsanlara yumuşak davranır, kimseyi kırmamaya özen gösterirdi. Halk içerisinde kötü nam salmış kimselerle ilgi yi kesmez, ıslâhı için gayret gösterirdi. İnsanların kötü la kaplarını değiştirir, güzel isimlerle çağırırdı. Misafiri çok se ver, herkese ikram ederdi. Ailesi kalabalık ve maddî imkan ları da kısıtlı olmasına rağmen iki odalı mütevazı evlerinin bir odasını misafire tahsis etmişlerdi. Mustafa Hulûsî Efendi (k.s.), birçok muarızları olduğu halde, “Oğlum Haşan! Rabbim, kalbime öyle bir genişlik lütfetti ki, bana kötülük eden bütün din kardeşlerime hak kım helal olsun, bu yüzden veli olsunlar inşâallah.” diye du ada bulunarak Muhammedi merhametin bir örneğini sergi lemiştir.34 23

