Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
HULÛSÎ DİVÂNI Şeyh Mustafa Efendi ihvanıyla çok yakından ilgilenir, her birinin halini hatırını sorar, anne ve babasını, hatta hay vanlarının bile durumunu sorardı. - Bir gün İpek Ahmet, Şeyh Mustafa Efendi nin ziyareti ne gelir. Herkes gibi o da candan bir ilgiyle karşılanır. Mus tafa Efendi sorar: - Oğlum Ahmet nasılsın? - Ellerinden ayaklarından öperim Efendim. - Anan-baban nasıllar? - Ellerinden ayaklarından öperler Efendim. — Çocuk-çoluk nasıllar? — Ellerinden ayaklarından öperler Efendim. - Öküzlerinin durumu nasıl? (Öküz o günün şartla rında, geçimin temin edilmesi vs. hususlardan dola yı en kıymetli hayvandır.) Cevap gayet samimi; - Ellerinden ayaklarından öperler Efendim!35 35. Necmeddin Dinç, a.g.t, s. 15. 36. Ali Ramazan Dinç, Kemâlât, s. 133, İstanbul, 2000. Mustafa Hulusi (k.s.), rızkını alınteri ve el emeğiyle sağ layanların taamından yiyerek rahatsızlıklarını geçirirlermiş. Evlerinden sofra hiç eksik olmaz, misafirlere turşu ile bul gur pilavı ikram edilir. Yemekte daha önce rastlamadıkları güzel bir tad olduğunu ve bunun nereden geldiğini soran lara Mustafa Hulusi (k.s.), “Taamımız helal ve rızâ-i İlâhî ile hazırlanmıştır” buyururlar.36 24

