Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Senin hastana senin sözünün ilâcı lâzımdır, O hasta Lokman’ın verdiği ilâçla ifakat bulmaz. Şerbet; İlaçtır. Çili (¿—i ^-“'5*' ^^¡P jî^jL* jl Elimde boş kâse ile senin kapına dilenmeğe gelirsem (gelebilirsem) zevk ve safâ yemeğinden (sofrasından) kanâat elimi çekerim. Eğer ayağını öpmeğe lütfen müsâade edersen, Es’ad vatanının aşkın dan ferâğat eder (elini yur; yıkar). Hangi âşıkı görsem yay gibi (beli bükülmüş) görürüm. Ve bilirim ki onun sîreti, fıtratı kaşlara (kaşlardaki güzelliğe) meftûndur. Kaş; kurbiyyet ifâde eder, “kâbe kavseyn" dir. c^-ji^b >^ ol lyAi ja^p ij Ağız ğoncasını o göz bahçıvan olup yetiştirdiyse dostların meclisine bül bül sesi gelir, gayet derinden. Göz: Maddeyi yaşatıp mânâyı öldürür. Ağız: Maddeyi öldürüp mânâyı yaşatır. Göz ağzı yetiştirmişse (gül vücûd bulmuşsa), meclise bülbül gelir. jl öl*Lij ^i öl> 32

