Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Takva ve salah sermayesi, yine yağmalandı. Çünkü o fevz ve felahın yolunu gösteren dost bugün meclise geldi. Ey.gönül, müjde, şaraba bakmak mubah oldu. Gecenin karanlığı çekilip güneş doğdu, sabah oldu. Ey nedimim sohbet arkadaşım kalk, kâseyi doldur ve neşemi artır. Sûfî, sizde bir zerre bile safâ gönül şenliğinin kokusu görmedim. Gönül, dilinizden bir şey anlamadı. Sûfî, şimdi elimizden kendi nefsini kurtar, Bizden kurtuluşa sebep olan davranış isteğinde bulunma. ■ - Meyhâne ehlinde salâh yâni kurtuluş âyini ne arar? O, gecenin mumunu; nurlu yüzlüyü gördüm, O, bu ezilmiş cesedimi pervâne gibi yaktı. * Şu anda kapalı ağzımı kimse açmasın. Eğer yanmış gönlümün halini kalem, yazacak olursa, , . Benim kalbimdeki aşkım keder ve üzüntülerim sahifeler doldurur. Âşka yanaşma, tehlikeden kork diye söyledimse de Gönül asla bu kadar acıklı duruma aldırmadı. Bir anda elden, zafer tutkalından çıktı. > . Ben ne yaparsam yapayım onu Öldürücü tehlikeden kurtaramam. Ey dostum, kalbe aşktan kurtuluş yoktur. Câhil ve basit düşünen insan, aşk ilmini ne bilir? Yazık ki akıl istese bile canı dost edemez. Es’ad o seçkin ve açık sözlü şâir he der işit! Nevres, o yan bakışı kılıç gibi olan sevgili beni öldürürse şaşılacak ne var. Aşıkların kanı sevdiklerine mübahdır. > -203

