Peygamberlerinin haberlerinden kalbini sabit kılacağımız her türlüsünü sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bu surede de sana hak ve müminlere bir öğüt ve hatırlatma geldi. Büyüklerimizden de yapılan nakiller bu Ayet-i Celile-i Cemileye dayanarak bir öğüt ve nasihat gönüllerimizin düzelmesi için çok önemli esaslardır. Burada evsafını saymakla bitiremeyeceğimiz hüzün deryası, dağdan daha sapasağlam, ilahi güneş, sonsuz sema, Rabbani harika ve asrın kutbu Ebul Hasan Arakani Gattaesallahu Sırrı. Saltanat sahibi şeyhlerin sultanı, alemdeki ebdal ve evtadın kutbu tarikat ve hakikat ehlinin padişahı. Kendisinin nakledildiğine göre küçücük bir bağı vardı. Burasını bir kere belledi. Gümüş çıktı. Bir kere daha billedi, altın çıktı. Bir defa daha billeyince de inci ve mücevherat çıktı. Bunun üzerine dedi ki, ya Rab beni bununla avutma. Ben dünya ile senden yüz çevirmem.
İbni Sina önemli bir şahsiyet, Ebu'l-Hasan Rakani Hazretleri'ni görmek için Yolculuğa çıkar. Şeyhin hanımı, efendi hazretlerine karşı çok olumsuz ifadelerde bulunur. Bu sözleri kullanmaktan biz haya ederiz. Fakat Şeyh Efendi dinlemez. İşte dağa odun etmeye gitti deyince dağa doğru çıkar. İbni Sina şeyhin geldiğini, yükünü de bir aslanın ağzında getirdiğini görünce ey şeyh bu ne hal diye sorar. Şeyh işte böyle biz o kurdun karısını kastediyor yükünü çekmesek, arslan bizim bu yükümüzü bu şekilde çekmez diye cevap verdi. Kendisinin birçok özellikleri olmakla birlikte şöyle bir sözü de var. Hakikatte efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem onun dört halifesinden Ebubekir, Ömer, Osman, Ali radiyallahu anh, Ecmain ashabından başkasını başkası görmemiştir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemi dört dostundan ve ashabından başkası görmemiştir. Bunun delili nedir bilir misin?
Görüyorsun ki onlar sana bakıyorlar. Ama seni olduğun gibi görmüyorlar. Araf suresi yüz doksan sekizinci ayet. Bu söz Gazneli Mahmut'un hoşuna gitti. Ve bana öğüt ver dedi. Efendi Hazretleri dört şeye dikkat etmesini söyledi. Birincisi, günahlardan sakın. İkincisi, namazı cemaatle kıl. Üçüncüsü, cömert ol. Dört, Allah'ın yarattıklarına şefkat göster, dedi. Gazneli Mahmud, efendim bana özel bir dua et dedi, Şeyh Efendi, es-Asane, Rabbimiz hesap kurulacağı gün beni, anamı, babamı, müminleri bağışla derken sana da dua etmiş oluyorum, dedi. Sultan Mahmud özel olarak dua et deyince Şeyh Efendi, ey Mahmud sonun Mahmut, makbul olsun dedi. Sonra Gazneli Mahmud şeyhin önüne bir kese altın koydu. Şeyh de onun önüne arpadan yapılmış bir yufka koydu ve buyur, ye dedin. Sultan Mahmut ekmeği çiğniyor ama ekmek boğazından geçmiyordu. Şeyh efendi galiba boğazına durdu dedi.
Gazneli Mahmut evet öyle dedi. Şey ister misin ki bu altın kese de bizim boğazımıza dursun. Kaldır şunu. Zira biz onu üç defa boşamışızdır dedi. Sultan Mahmut mutlaka bir şey yapmalısın, bu parayı bir yere harcamalısın, dedi. Şeyh Efendi kesinlikle olmaz, dedi. Sultan Mahmud şu halde bana senden bir hatıra ver dedi. Şeyh Efendi de kendisinden bir yadigar olmak üzere haki gömleğini ona verdi. Sultan Mahmut geri dönerken ey şeyh, zaviyen de ne hoşmuş dedi. Şeyh efendi bunca şeylerin var, sana bu da mı gerek dedi. Sonra Sultan Mahmud oradan ayrılacağı ama Şeyh ayağa kalktı. Sultan Mahmud dedi ki efendim ilk geldiğimde neden ayağa kalkmadınız? Ayrılırken ayağa kalktınız, dedi. Dedi ki ilk anda geldiğinde sultanlık gururu ile geldin. Ama ayrılırken dervişlik edasıyla, dervişlik sıfatıyla döndün. Kibir çok kötü, hele ibadet kibri. Adam çok müttaki görünür fakat kibir sahibi.