Tasavvuf ve İstihare kaydında Yedin dedi. İstihara et, istişare et demedim mi? Ne diyor istihara yaptırmadın? Kıymatlı ihvanlara. İstihara yaptırsanız da hiç bozuk gelmeyecek. İstikarayı da bana bir kataber vereceğim. Bu istihara görüldü. Al o zaman diyeceğim. Şu istihare alma kalkmayın, keyfinize gelmiyor. Hem işi görüyorum ondan sonra efendim benim işte bulaşık…
Yedin dedi. İstihara et, istişare et demedim mi? Ne diyor istihara yaptırmadın? Kıymatlı ihvanlara. İstihara yaptırsanız da hiç bozuk gelmeyecek. İstikarayı da bana bir kataber vereceğim. Bu istihara görüldü. Al o zaman diyeceğim. Şu istihare alma kalkmayın, keyfinize gelmiyor. Hem işi görüyorum ondan sonra efendim benim işte bulaşık geldi, ne olduysa, efendimizden birisi geldi der. Ben de iş yaptırdığınızda şimdi zarar ettim efendim zarar etmeyin demiş efendim. Ülkelenir bak şöyle. Zarar etmezsiniz. Hacı Hasan Efendi istişare yap dedim. Sen de geldin diyor ki istihkaremiz iyi çıktı, yaptık. İstikare neyi çıktı da neye zararlı oldu ya? Gelin Hacer Hasan efen'ni çevirin orada ha. Hasıl ala Hacı Hasan efen'im. Allah'ın nerede razı olsun, bokuşmuş gelmiş. Buyur efendim, emriniz mi var? Bu adam için istihare yaptın mı sen? Yaptın. İyi çıkmadı dedim. İstihkaranız fena çıktı.
Kendinin keyfine gelmiş o işi yapmak. Ben istedin dinlemez o zaman, kendi keyfine geldin mi? Ama bu gusül ilacı öyleyse dememiş, yapmış. Ne diyeyim kötü demedin mi? Eş. Bu insanı ileriye götüren şey dört. İşte efendimiz, tarikat dört esas üzerine binainindı. Tespihiye. Bu olmazsa elim boş, yüzüm kara olur bu tarikata girince. Efendim canım der da biz köle olduk. Hakkını intelesti. Ne emredersen, biz orada ya. Sana tüm zararıyla bir şey tembih etmezler. Tamam mı dersiniz şöyle, özel kal. Ben seni geçer, seni köye içerim. Yani, yazdan geldin, gelir gelmez, en insani falan de yedi defa dönderdiğiniz olurmuş. Doğru mu? Durun birkaç daha olur efendim. Küssük yetmez mi? Yok. Günah çok büyük bir yere geldi. İşte Yahya'yı biz onu o için seviyoruz. Biz de Yahya'yı. Hiç. Geriden baktım yeşil türbe içine vardım. Estağfurullah türbe. İkincisi diyor efendimiz, eylerin ikincisi rahatta.
Bu dersin yarısından çoğu olsun dedi efendimiz. Az olursa at çarkı dönmez. Hiç olmazsa şeytan, nefis, dünya, akran sen bir atın bile bu yolda attırmaz. Tabuta cahil olacak böyle. Lan giderken onunla gideceksin, yerken onunla gideceksin. Manzara oturup hani onunla oturacaksın. İsmi hatırından çıkmayacakcağız, bak reis nasıl fışkırır. Alet konulmuş birden çıkmış suya, semaya doğru suyu attırır bu ülkede. Attırır, cereyan dökülür gibi. Evrad. Üçüncüsü de evrad, yani aldığın evrad. Bu tamam çekilmezse aynı ilacı hasta kullanınca şifa bulamazdır efendim. Sen de evradı noksan çekersen iznine manevi şifa bulamazsın oğlum. İlla o verdiğimiz reçeteyi aynı yiyeceksin. Aynı tevhidini zikrini çekeceksin. Daha da fazlalaştıracaksın diyor. Tarife. O kalp ruh sır haka, hakfa nefis, sefikül. İspatullah, haba işte bu mevsimi geldikçe güzel güzel kesmezsen olmaz. Çiğ taam, çiğ taam, hamur yenilmez.
Tasavvuf ve İstihare kaydında Yedin dedi. İstihara et, istişare et demedim mi? Ne diyor istihara yaptırmadın? Kıymatlı ihvanlara. İstihara yaptırsanız da hiç bozuk gelmeyecek. İstikarayı da bana bir kataber vereceğim. Bu istihara görüldü. Al o zaman diyeceğim. Şu istihare alma kalkmayın, keyfinize gelmiyor. Hem işi görüyorum ondan sonra efendim benim işte bulaşık…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 8 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Rabıta, rabıta ocağında sacında pişmelekten sonra. Efendim iyice anladık bırakın. Bir izlesinler. Şimdi daha geliyorum. Şehrine teslimi kuluziyle teslim olacaksın. Her bir nefiste şiharabıta edeceksin. Birincisi, kebairden, sakayilden, külli günahlardan kerahatı te'zihiiyeden olsa da açacağız. Evet, risalemiz, hemen buna hemen gelir. Başüstüne birincisi bu der. Bak. Herif yok yerine çalışmasın diye. O hususta, Hafız, ama dani, Kudd-u Rabbani, Cüceddi'l-Eftesani, Şia Ahmad-ül Fareti-Sihili. Hazreti Hanım buyurduğu vesile, ey ihani din, ey din gardaşımız diyor. Malumun olsun ki bizim tarihımızla İslam adabından bir adaba riayet etmek yahut bir kerahattan kaçmak. Velev ki kerahatı tenzihiyeden olsun. Zikirden, fikirden, murakabadan, tevekkülten birkaç mertebe efsaldır. Efsaldır. Senin zikrinen kerahattan kaçmak. Hem yek varmış hem ısrar işitiyormuş. Ola mu bu? O kerahat-ı tahrimi yiyen.
Kerahatı derisi yiyen. Çok küçük şeyler. Çok küçük şeyler. Dubleye dört saat dış alma, almamak mevzu yok bu say gibi. Evet, edeberi riayet kerahattan, isyan atla beraber, zikir fikirle beraber bulursa nurun ala nur olur. Her tarafı düzgün alarak, bir kaza dalarsa nurun ala nur olur. Tevzi azime nail olur. Muhterem bilinmeyen kardeşlerimiz keyfe verip de mazlum mazlum veremediğim, tabii tarikata girip de senelerden beri bir santim yürüyemeyenlere göre konuştuk burada. Yanımızda onlarda var. Onlara hiddetli konuştuğumuzu kendimize alıp da mahzun olmayın ama dinlemede faide var. Sizde öyle olmayın demek isteniyor. Demek dokuzuncu telkin olunan zikir, fikir, ahdi, misabit, icraya gayret etmektir. Zitri, fikri, evradı devam ettirmek lazımdır. Birisi ben lezzet alamıyorum dedi Hacizüd efendimize. Hacizüd efendinin ki rabıta yapamıyorsunuz öyleyse. Bak dedi eline böyle sürttü elini çekti.
Sürtü çekti. Yanıyor mu bu elinizin içi dedi? Yanmıyor. Devamlı süründür diyor. Devamlı sürmeye başladı. Sürerken sonra ne oldu? Yanıyor yanıyor. Daha devam etti yanıyor. Halbuki üzerine rabıtayı sürerkene sürerkene sürerkene eğer haram yiyorsa, üstünde yalan yiyorsa, gıybet yiyorsa, iftira yiyorsa kalp yanmaya başlar. Ondan sonra bıt bıt bıt bıt Allah'ın zikri kalpten başlar. Ne etti Ebu Cahil eve? Peygamberimizin için kuyu kazdı. Onu düşüneyim diye. Peygamberimizi devam etti kuyuya yaklaşınca üstü demirsiz, dürtülüydü, Cebrail aleyhisselam geriye dönüyor. Geriye dönünce Ebu Cahil oraya düşürme gayretiyle kendi kazdığı kuyuyu unutturdu. Attığın ya, gel ya Rasulallah, nereye geliyorsun? Gelsene zanın boyu gün içinde. Onu öldüreceğim peygamberimizi. Ben bir düştü diyor yani. Peygamberimiz gitti. Kendiler söz saklıyorlar, dut diyorlar. Üç üç beş karış kalıyor.
Aman bir kendin daha bağlan diyor. Fan o 0 kadar daha Karun gibi geliyor iş işin arasına. Bir kendin daha bağlıyorlar, uzatıyorlar. Yahu yetişmeye bir bulaş kaldı. Daha ne var? Yahu bayat gördün bir bulaş. Şimdi bir kendin. Yeniden bir daha imkanı yok. Muhammed aleyhissalatü vesselami çiziyorum, o güçsüzdür. Anca o çıkarır, beni dedi. İman edecek din gibi, gezsin mi beni çıkarsın, geliyorum ben, dedi. Ya Muhammed, pişman oldum, iman edeceğim. Gene dedim çıkar. Peygamberimiz elini uzattı, elini yetişti, mucize olarak çıkardı dışarıya. Senin kadar sıkıbaz görmedim hayal. Bunun için, altın kalemi de yazsın bunu yazan, kendin düşen elin uçun günü kazan. İftira etme, istinat etme. Parti sevdasına yanma, sevdasına yanma. İlerisine çıkıp da partıcı olmayın. Reis isterseniz, kime atarsanız, atarsanız ben şimdi alırım, gelmem bak buraya, plana atacaksın hayatımda demiş değilim.
Ne derlerse iftira ederler falan. Ben sırf bu önümdeki masanın üstüne, okuduğum kitapları sırf meblağ rızası artık. Tatil çoğalttım, ben gideyim oraya, bir yere, sandalyeye oturayım. İhvan'ın manasında, ben ileriye, bunlar yok ama muhalifimiz daima bunu böyle zannediyorlar. Allah layıklarını versin buradan olduğu olmanlar inşallah. Layıklarını versin. Şeriattır ve cümle işlerin başı, şeriatsız tarikat, şeytan işi. Eğer tarikatla adam görüyorsan, böyle şeriata muhalif küçük bir hali olursa, uçuyorsa kanadını kesmiyorsun. Şu üstünde, yürümüyorsa başınurun içine batsın. Bunlar yalandı. Sıkırdı. Şeriatsız hiçbir adım bir lira atılmaz. Ayrıca şeriat, Kuran-ı Kerim ile amel edip Resulullah'ın sünneti yolundanyım. Gittiğimiz zaman necata kavuşacağız. Böyle gel anladık, geç buraya. Bilmem neyle, senin kabirde babanı gördüler. Neyle? Böyle ihvanımızı aldatmasınlar.
Biz bu yola, bak, bilmeyen kardeşlerimiz da güllesin, sırf Rıza'yı hak için girdi. Efendimiz üç türlü girdiler diyor. Birisi keramet gördü, girdi. İstifa edemez. Birisi gel, girdiden de giyeyim diyor, istifade edemez. Birisi diyor ki yalnız yayılan koyunları kurt canavar nefisir, şeytan nefisir anca bir hutbe cihanın sürüsünün içine karışırsam kurtulurum diye, Allah'ın rızası için intisap ettin mi? Bu kere yapışanlar Allah'ın rızasını buluyorlar diyor efendimiz. Şöyle parmağına kaldırırım. Şu ikisi yeniden fikrini dinlersin, Daima Allah rızası için çalışsınlar iyi lideri. Ya konu için gardaşım. Böyle iyi çalışıyoruz zannetmeyin. Her çalıştığımız Allah rızası için olacak. Geldiğimiz, gittiğimiz, gördüğümüz, dördümüz, iş yaptığımız hizmet hep Allah rızası için. Oldu mu? O zaman işlenmeye girer. Tarikat e emin de iyi olursa şeriat ananı şeyhü şeytandır oldu mutlak. Ananı şeyhü şeytan olur.
Eğer meş Şeriat yoksa, o tarikat sahirler, ona şeytan şık olur, şık suratında, muz suratında götürür. Sen de peygamberden farkın olmalıdır. Başından hata gider. Söz altındur kelam inci, hemen derceyle derceyle. Alama kağıtdan not at. Şimdi teypler not ediyor elhamdülillah. Söz altındur kelam inci. Hemen derceyle derceyle. Teraziye koyup satma. Yeri geldikçe harceyle. Teraziye koyup satma. Ben bildim niyettim ama. Efendimiz gibi demeden delledim ama benim içimde dursun gibi. Gök. İhvan'a. Yok yesinler içsinler. Senin ilmin böyle ağzı bağlı kese, yani kesenin ağzı bağlı içinde kalmasın. Bütün İhvan-ı Külsel Veliyyeyi yesinler, içinde gitsinler. Teraziye koyup da böyle az konuşayım, yani kendimi yormayın hiç daha bir gün öyle olmalı. Bu gömleğim her gün Miltanım'ımla devşirirtlerden her gün etsinler. Hürmet etsinler. Gelince ayağa kalksınlar.
Ayağa dartanın otur demince oturup bunlar için yapıyorsam. Hiçbir şeye yaramamış. Şimdi yaptığım hep zayi olmuş Allah. Kurban olduğum Allah. Büyük bir şeyle yukarıya oturup da elini öpünen adamlar daha çok korksunlar diyor kitaplar çünkü o huzur-i ilahiye varınca dünyada öyle isterdim force isterdim Ben de force'ımı verdim. Şimdi, benim için hiçbir şeyin yok diyor. Bir şeyin yok. Cehenneme gideceksin diyor. Çok büyükler cehenneme gidiyor büyük dedim. Yani, kendine büyüklük taslayıp da Allah rızası için değil, dünyaya alet veriyor. Ellerini dünyaya alet veriyor. Dünyam kazansın diye. Çok şükür Allah bunu vermesin. Kurban olduğum Allah esirgesin. Daha kardeşlerimize keyfi tükenene kadar okuyun. Vasiyet ederim ey ihukanım sizlere vasiyet ederim. Bize vasiyet ediyor efendimiz yazıyor. Efendimiz diyor ki ey ihukanım sizlere vasiyet ederim.
Kimi halde, ilmi halimizde, ilmi halimizde ilme çalışın. Kuran Nuh. Yeni yazılı kitaplar çok çıktı edep risaleleri için. Başka ilmihallar var, büyük ilmihallar var. Onlara böyle namazın vacipleri kaçmış farzı devam edin, elim. Edepli olun. Edepsiz ihvan hiç lezzet alamaz. Yani tepkelerin üstünde ah edep diye onun için yazdı. Birisi tekkeye geldi vurdu. Kimsiniz dedi. Benim efendim dedi. İnanın dedi. Benim kendiyle bu kapıya giren olmadı. Defol bak. Git. Bir sene ağladı sızladı, ibadet etti. Geldi kapıya vurdu. Efendimiz'in kapının zihnine basarak çabuk tereddütlerdi. Huzurdu mu huzursuz bunlar. Zaten o kapıya vardık. Adanalar o kapıya. Boynumuz büklü. Yedi tane hafi kulisin geldiği zaman Efendimiz evden çıkar diyor maslahatına gider gibi bizi yolda bulur, orada dersimizi davet eder, her şeyimizi söyle eve varmak nasip olmaz çok zaman. Oradan kurban gelir. Gelir.
Neler oldu başımızdan arkadaşım, neler geçti? Allah niyet edeceğimiz zayili sap tutulurum ama kendim ahlakımda hepsini zayi ediyordum. Allah'ınız, kurban olduğum Allah güzel duysun. Ne ilim edep katta üzere olasınız. Allah'tan korkun üzere olasınız. Tarihe gapta terakki iki şeyden benden olunur. Ben bilemiyorum efendim. İnci, üzüm vesaire büyüğü de bilmez. Neyine bilir? İki şeyinden bilir diyor efendimiz. Birisi, birisi ibadeti yaparken çok kolay yapar. Yani ibadet yapacağı zaman, gayet hafif gelir kendine okuduğu, evlat kıldığı namaz. O zaman geldi, büyüdüğünü bu tarikat ince üzüm, Ziya'dan, güneşten bir bilmiyor, bu da bilmiyordan ama buradan belli olur. Dersini kolay yapar. Şapala kolay bakar. Efendim şuraya bir saat koş kursunlar diyor. Vaktı geldi mi saat, üç buçukta on cerr desin, hemen taksınlar. Attırsınız, kazanamaz onu. Yersin okusunlar. İkincisi de, terakki etti.
Bu yola gireliden beri hep sterak etti. Ben bilmiyorum. Böyle dediğime bakma. Hiçbir ihvan küfür söyleyemez. Küfür söyleyemez. Hiçbir ihvan namazını geçirmez. Babam derdi, bu ikisinden daha büyük size mütehabat edelim mi yahu. Hiçbir ihvan namazını geçtemezse. Hiçbir ihvan şey demez, küfür söyleyemezse Hacı Esali Efendimiz de şu iki şeyden belli olur. Yersini kolay yapın. Allah'tan Allah'tan çok korkmayın. Allah'ımızdan çok korkmayın. Yani bir hata ilerinde yüz. Bu adam terakki etmiş. Korkuyor. Bu kadar da bende bulunsun ne olacak diye. Santıp yürümemiş. Yani bir tane neyi var? Efendimiz ne? Bazı bir ismi göstermek. Efendimizin yüzü görmüş, gerek söyleyen bir ihvan varmış, tebiyesini de kabul etmemiş, bana dedi. Üzülmesin. Daha teslimiyetinden zikrinden şöyle bir santim sürememişlerdi. Bozarmış kalmış yapraklar. Şöyle bir zip belli olur, üç yaprak açıysa tuttuğu belli olurdu.
Atmamış Ne oluyor? Atsın teslimiyetle, hediyesini. Çok boyun yedi. Ertesi bir şey yok. Vereyim de nedamet etsin diye ben yapmalıyım. Bakın şimdi takva üzere olasınız. Mehmet çay getirdi. Çay içeceğiz. Kitaba devam ediyorduk. Abdullah halefu ülzduvani kudte vesselamu'l aziz efendimizin iyiliklerini veriyorduk. Bir kısmı kaldı burada. Yani takva üzere olasınız eseri selefi tetebku eylesin Sünnet cemaate lazım olasınız. Fıkıh hadis öğrenesiniz. Cahil cahil sofulardan perhiz edersiniz. Namazı cemaatle kılasınız. Yavrularım az söylem. Az yiyin. Az uyum. Haftan kaçın. Aslandan kaçtıkları gibi haftan, insandan kaçın. Daima halvetinde olun, yalnızlığında olun, insanlara karışma. Taze oğlanlarla çok görüşme oyunun artar. Avretlerle çok görüşme şehvetin artar. Zenginlerle görüşme tamah artar. Aslalarla sohbet etme yavrum. Halelgi. Şüpheden perhiz et. Çok gülme. Kahkahayla gülme.
Halkla mücadele eyleme. Kimseden nesne isteme. Bünyeye mağr olma. Ömrüm daima ahiret endişesiyle dolu ola. Dedenin hasta gibi ola. Gözlerin giryan ola. Gözlerinden yaşlar boşana, amelin halis ola, yuankazaru ola, diyeceğin eski ola, yoldaşın gelmiş ola, bayan fıkıh ola, evin mescit ola, munisin yoldaşın haktale ola. Bu saydığım şeyde saatlerce durmak isterdim. Lakin Mahmut'umuzun beş on dakikası kalmış. Arkadaşlarımıza bizden yani buradan dinlesinler tek tek selamımız söylerim. Gözlerimle netlerim. Sohbetmeyi dinlerken beni duadan unutmasınlar. Allah bizi de imanla erdirsin. Rızasını buldursun. Cümlemiz, cümlemize aşkullah, şevkullah, muhabbetullah, muhabbeti rasul nasip olsun. Amin. Hepimiz Allah kazalardan, belalardan yük gitmez, takat getirilmez, bütün sıkıntılardan muhafaza bulursak. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin. Amin.