Sıddıkilik Ve Ruhun Arınması kaydında Sıddıyallahü anh efendimiz hakkında görüşülüyordu. Sıddıyk demen ne anlama gelir? Bunu Abdülkadir Geylani hazretleri şekilde ifade buyuruluyor. Yalnız buradaki tabir Abdülkadir il geylan. Gavsülazın hem insanlar hem de cinler için gönderilen bir meşayayı zam bu uzun sürer. Şimdi cinni taife cinni taife Taha Hariri Hazretleri'nin…
Sıddıyallahü anh efendimiz hakkında görüşülüyordu. Sıddıyk demen ne anlama gelir? Bunu Abdülkadir Geylani hazretleri şekilde ifade buyuruluyor. Yalnız buradaki tabir Abdülkadir il geylan. Gavsülazın hem insanlar hem de cinler için gönderilen bir meşayayı zam bu uzun sürer. Şimdi cinni taife cinni taife Taha Hariri Hazretleri'nin hulefasından devam eder. Bu Şeyh Mustafa Efendimiz ve dedemle de çok münasebeti olmuş. Buraya dokuz yüz otuz dört yılında Sami Efendi Hazretleri teşvik buyurduğunda dedem ile Sami Efendi Hazretlerinin arasına oturmuşlar. Tabii bunu görenler müşahede etmiş. Sonra bize üstadımız kendisini devamlı gizlerdi zaten. Bunları açmazlardı. Görüştüklerini beyan buyururlardı. Abdülkadir Geylani efendimiz hem cin hem de insanlara hükmedebilecek evsafta Allah'ın yüce bir velisi. Şöyle buyuruyor, sadıkların sadırı. Sadır bir ayrı. Bu da bir ayrı konu.
Sadırdır, fuattır vesair kalptir, gönüldür. Bu sadır daha ziyade eshamem lillah. Böyle gizlinin gizlisi, kalbimizden geçen o duyula duygular bile, havatır değil mi? O düşünceler her şeye Cenabıhakk'a vakıf. Yani sadır deyince çok iç alemi ve ye guburan olmadı. Ye guburu Esrarı Rabbabil alemi. Bu ifade yetiyor zaten. Bir sıddık kelimesini izahe yeter. Rabbi Zülcelal'imizin sırlarının mahzenidir diyor. Onlar nasıl olur dersek kıldığımız namazda bile o esrar var zaten. Çektiğimiz Evrad ve Ezkar'da hepsinde mevcut. Mesela tevhid okuyoruz. Biz bunu nazari olarak ama şuhudi olanı nedir? İmanın tat ve lezzetini almak. Esrar artık bu ehlince malum olan bir husustur. Her şeyde mevcut. Mesela genel olarak ifade edecek olursak Aleyhisselatu Vesselam efendimiz ya Rabbi beni eşyanın hakikatine eriştir diye dua buyuruyorlar. İmanın suha erdiği vakittir o.
Mesela bir dervişin namaz, böyle sadık ve salih bir dervişin okumuş olduğu Güneydi Bağdadi Hazretlerinin Hızır aleyhisselam'dan aldığı on bir tavsiye var. Birisi işte on bir tavsiye, mef fü ispat, kelime-i tevhidin sadra yazılması. Böyle kalemle değil de kudret kalemiyle la ilahe illallah nefessiz olarak bunu okuyan kimsenin ama çok sadık bir şekilde imanı duruluyor. İmanı durmuyor. Bu çok önemli. Çünkü dinin ifadesi ikrarından ibaret değil, kalbin tasdikidir. İşte kalbin tasdikine giriyor. Biz buraları okuyalım. Niye Uburu Esrar Rabbabil Alemin alemlerin Rabbi olan Mevlamız Celle Celalü'nün sırlarının mahzenidir. Şimdi Allah'ımız azamet sahibi, onun hazinesi, o afiyetımızı yoktur. Bütün, rahris. Onun hazinesi Mevla'yı Zülcelal'in bitmez ve tükenmez. Bir tendim mümkün değildir. Onun hazinesinin bitmesi.
Şunu diyecektim, azameti ne kadar yüce ise lütfunda ihsanında da Cenabı hak sonsuzdur. Yani bir sınır konulamaz. Hani o ruhani yönlerin sınırı yok. Bugün şunu hatırladım, mürşidimiz sohbet ediyor. Elhamdülillah çok şükür ki kağıdı kalemi almış derime yazmışım. Böyle gerilerde oturuyordum. Bazen kitap okutturuyor, huzurunda bulunuyordum. Size söyleyebilirim, huzurunda oturduğumda içimden atamadığım bazı duygular olurdu. Biiznillahi teala onun buhardaştığını görürdüm. Yani bir evliyaullahın etkisi bildiğiniz gibi olmuyor, çok güçlü. Mesela Erciyes'e kar yağıyor, onun yanındaki tepelere de yağıyor. Olur. Eğer biz ruhi ve kalbi yakınlığı elde edersek o yakınına da lütfediyor. Demek ki gönlüne neler geliyorsa sonra arka taraflarda oturuyorum, Dolayısıyla sözlerini kaydediyorum.
Sıddıkilik Ve Ruhun Arınması kaydında Sıddıyallahü anh efendimiz hakkında görüşülüyordu. Sıddıyk demen ne anlama gelir? Bunu Abdülkadir Geylani hazretleri şekilde ifade buyuruluyor. Yalnız buradaki tabir Abdülkadir il geylan. Gavsülazın hem insanlar hem de cinler için gönderilen bir meşayayı zam bu uzun sürer. Şimdi cinni taife cinni taife Taha Hariri Hazretleri'nin…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 10 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Kaydettiğim sözlerden birisi şu, yani bizim durulmamız, süzülmemiz, sulha ermemiz, insanın karmakarışık da bir hali oluyor. Kafan karmakarışık oluyor, gönül karmakarışık oluyor, aile karmakarışık oluyor, yakınının akraban, etrafın, işin gücün insan böyle. Uyuyor sakınlarda. Yani zorluklarla insan. Bununla yoğrulmuş. Mesela Cenabı hak Adem Aleyhisselam'ı halk buyurunca otuz dokuz yıl keder yağmuru yağıyor, bir yıl sürer yağmur. Böyle anı oluyor insan. Şu söylemiş olduğu söz bizi bundan kurtarıyor. Yani biz kederli anımızda da neşeli anımızda da imanın esaslarından hayr ve şerhi minallahü teala hayır ve şer kimdendir, Allah'tandır. Bu Allah'tandır diyebilme duygusunun bizde yerleşmesi, yani bunu sadece dil olarak değil ahlak olarak zuhur etmesi, söylediği şu mübarek sözde ne güzel ifade buyurmuş. Suyu suya verin. Havai havaya verin. Ateşi ateşe verin. Toprağı toprağa verin.
Kendinizi de Allah'a verin. Her şeyi sulh etti çıktı. Yani öyle bir söz söylüyorlar ki bugün görüşüyordum, İlmi olun. O görüştüğümüz o sözler kitaplarda yok. Yani arasak biz kitapları, bu ifadeleri bulamıyoruz biz. Acaba hangi kitaptan okuyorlar bunu? Allahu alem, Bayezid bilabi, haddesallahu Sırra Hazretleri böyle biz kucağım diyemem, haya ederim mümkün değil. Böyle hoca olan kimselerimize diyor ki hocalar, ilminizde eksiklik var. Neden efendim deyince çünkü diyor fanilerden alıyorsunuz. Baki olan Allah'tan almalısınız. Bak bizi yönlendirdikleri yerler, bir haber güzel yerler. Yani burayı tutacağız biz. Bu cihetini, bunu düşünmemiz bile güzel. Yani adi olanları değil de ulvi olanlara, Allah'ımız buyuruyor ya, Bakara suresinde, şimdi Musa Aleyhisselam'ın kavmi bıldırcınetini yiyor. Kudret helvasını da yiyor. Allah'ımızın büyük bir lütfu, ihsani cennetten bunlar.
Gördüler ki ya Musa biz bundan usandık. Bize soğan, sarımsak, pırasa, nohut, mercimek bunu istiyoruz diyorlar. Allah'ımız buyuruyor ki ingin olanı yükseğe tercih ettiler. Kitabı Kerim'de Rabbimiz buyuruyor. Yani ulvi değerler varken Rabbimiz katında böyle ingin olanlarına düşmememiz tavsiye ediliyor. Bak ne kadar güzel. Eğer varsa Meşşai Kiram bunun için var, yol gösteriyor. Çünkü onlar umudu geçmiş. Diyor ya Kuddisü Veli Hazretleri, her mürşide dil verme ki yolunu sarpa uğratır. Mürşid olanın yolu gayet asan imiş. Herkese diyor gönlünü verme ki sarpa uğratır Allah korusun. İtikaden yanlış olur belki, ahlaken, taat yönünden. Ondan dolayı artık şeriatimizin tarikatin tasdik ettiği kimse olmalı. Bak şeriatin, şunu iyi bilelim. Şimdi biz okullarda okuyoruz diyelim. İlkokulda okuyoruz. Biz birinci sınıfı veya ilkokul diyelim, bunu tamamlayamazsak ortaokula geçilmez.
Ortaokul tamamlanmayınca liseye geçilmez. Temel şeriattir. Şimdi bazı kimselerimizin hoşuna gidiyor, bu da güzel. Marifetullah'tan, hakikatten, ulvi alemlerden hep bunların temeli şeriattır. Keşke elim dostsaydı eser, diye küçük bir eser taşıyorum. Orada Süleyman-ı Darani, Kaddesallahu Sırı hazretleri buyurur ki bana diyor acayip haller zuhur eder, ölürüm ben diyor. Fakat onları diyor iki tane benim ölçüm var. Biri kitabı Kerim'i Rabbimizin, biri de Resulullah'ın THAdisi Muhammediyesi sünneti. Eğer buna uygun düşersek kabul ederim diyor. Bak ne güzel elhamdülillah yolumuz açılmış, hedef gösterilmiş, bunların zerre kadar ayrılmayacağız. Şimdi üstadımız dedik, yine ondan değil. Şeriattan parmak kadar ayrılan, tarikatten doğu batı arası kadar ayrılır diye bunu defalarca dinledik biz. Biz. Üstün olan şeriatimizdir, hepsi bunlar. Mesela ben anlatıyorum bunları ama bu şeriatla alakası yok.
Bu tarikattır, bu daha bir ötedir, marifettir dinlemez. Çok büyük hata. Hepsi onun içinde, hepsi. Şimdi en üstün ne diyeceksiniz? Bir makam mı diyelim, ne diyelim? Hadi makam dedik. Allah'ımız, Burada Cenabı Hak kulu Muhammedi diye buyuruyor. Kulu Muhammedi. Esra yürüttü. Bak çok önemli. Kendi kendine değil, Allah'ımızın lütuf ve keremiyle burayı unutmayacağız. Mesela bir başarıya ulaştık, bir nimete deyip kendimize hamletmeyeceğiz. Hep Allah'ımızdan. Yani oraya iyi bir rapt olsak, takılabilsek her şeyimiz hallolacak. Her şeyimiz ama. Ona tam canı gönülden ama böyle yarım yamalak Allah'ımız kabul etmiyor. Biz böyle arabalara binerdik. Mürşidimiz bazen ilahi de söylerdi. Ondan sonra şiir şeklinde de söylerdi. Şunu çok duyardım. Kolum bana doğruca gel. Eğri gelen ermez bana. Doğruluk et ölecek. Size bir şey anlatayım. Okuyamadım zaten. Bu Kayseri'den geliyoruz.
Sesim Allah'ımız ne verdiği sor. Ben ilahi ne okuyamıyorum. O yok. İçimden dedim ki bir ilahi okutsan, Ya neden okuyamaz dedim, belli. Bir ilahi okuyamam zaten. Zaman da geçmedi, anında nasıl belli oluyorum? Dedim ki bir ilahi okutsaydın. Aşk-u ezcebem girift-i goft. Sormam artık pire saki. Ayıi mana nedir? Levlerin söyler civanım. Gonca irana nedir? Gözlerin eyler işaret, nergisi şehla nedir? Lam değilmiş Hamdi olmak seyri gülşenden cüda, Neşve varadında derler, bülfeda, bülbülfeda. Şimdi şeyh-ı asırdan duydum şu yolda bir nida, dergehi peri mugande, hakim hayolü Esada, o zaman idrak edersin rütbe I Bala nedir? Burada Hamdi yazı hocamız rahmetüvari Esad Erbili Hazretlerinin beytine bir tahmis yapmış. Esad Erbili Hazretlerine şeyhi asır tabirinde kullanmış. Ondan diyor şu yolda bir nida duydum. Dergehi piri mugan, şimdi bu edebiyattan ya da piri mugan dedi, değil mi Evliya?
Onların ifadesini kullanmayın. Buna Esad Elbili Hazretleri şeyhi kamil tabirini kullanır. Şeyhi Kamil'den diyor şöyle bir söz duydum. Mürşidi Kamil'in kapısında diyor toz toprak olmadıkça siz yüksek derecelere erişemezsiniz. Yani onların söylemiş olduğu emirler ve tavsiyeler zaten fenafillah olmuş, beka billah olmuş, cem bulmuş olmuş, likavullah olmuş. Öyle dediğimiz gibi bu Kuddisu Veli Hazretleri'nin herkese gönül vermek ediyor yolunu sarpa uğratır. Evvela bu aşamalardan geçmiş. Diyoruz ya, biz ortaokulu bitirmeden liseye, liseyi bitirmeden üniversiteye geçilmez. Yani şeri emirlere riayet etmeden onu en güzel şekilde yaşamadan bir diğeri meydana gelmez. Buraya iyi sarılacağız. Onun için bak hep üstadımızdan gitti, ondan devam ederek bitireyim. Fıkıh ile hadis öğren, nefsini yıkmaya davran, mürşide binde bir vuran sakal altı sualdir bu. Bak tavsiyesini görüyorsunuz.
Fıkıh ile hadis öğretti. Bir İslam hukuku indiği zaman, mesela burada Abdülkadir Geylani Efendimiz dedik, Abdülkadir Geylani Efendimiz'le bir görüşme oldu. Bu Hureyre idi Ya Rabbi, yıllar öncesi Haram'da oldu. Bütün dünya Hadi'li meşayi toplandı. Hepsi birbirinden güzel. Dinlenmemek mümkün değil. Ne güzel sözler söylüyorlar, ne güzel anlatıyorlar hep hoşumuza yürüyor tabii. Böyle onlar, giyim olarak da yeşil yiyorlar. Çok güzel. Sünnet-i Seniyye'ye muhakkak Yiyorlar. Böyle cübbeleri de öyle sarıkları da öyle. Bazzül Eşref dediklerini duydum. Bazzül Eşref, Abdülkadir Geylani, Gadde Sallallahü Sırrı. Kerametleri anlatılıyor. Bizim enham bir villa üstadımız katili icazetnameleri var. Bize de bir layık olmadığımız halde söz ettiler. Herkes Abdülkadir Geylani efendimizin kerametini anlatıyor, çok güzel. Bir kerameti daha var ki o da cihattır. Ondan sonra şiirleri var.
Abdulkadir gelen efendimizin cihadına ait öyle cihat etmiş. Beynin tezkiyesini yapmış. Biz hep kalbin tez tezkiyesi derken, beynin tezkiyesi çok önemli. Bir kere işte nefis ve şeytanla mücadeleyi yapmışlar. Bunun yanında din düşmanlarıyla mücadelesini yapmış. Afrika'da Senusi Tarikı çok önemlidir. Hatta Ticani Tarikının bir ismi Put kıran tarettirmektir. Öyle bir put kırmış ki beyindeki Şurada hocam yanda, beyaz bükük. Çok sağ olun, orayı kapadım hocam. Efendim biz ne dediğimizi biliyoruz Elif'le. Sıfflayık kelimesi. İnşallah yolumuzda sadık oluruz. Sadakatin dört tane yolu var. Bir, itikadımız düzgün olacak. En önemlisi bu. İslam hukukçusu dedik ya şuradan geldik, Meşşaizam da söylüyor, mürşidimiz de fıkıh ile hadis öğren. Böyle fıkıh dendiği zaman ben Abdülkadir Geylani efendimizin o İslam hukukundaki seçkinliği müstesnadır onun.
Yani herkes diyorum böyle kerametiyle anlatıyor, güzel keramet olur ya Mudiya Abdullah'ta. Ama keramet velinin vasfı değildir ama. Keramet zuhur eder ama keramet onun alameti değildir. İstikamettir. Şimdi mürşid-i kamilimiz fıkıh ile hadis öğrenirken fıkıh, hadis, hadis-i şerifler içerisinde. Ondan sonra bütün, bütün ilimler içerisinde tasavvuf içerisinde. Şeye çok imrendik tabii biz, ila süsen var hocam, sokuyorsunuz, İlaü sünen. Onun son bölümünde böyle ahlak bölümü var. Orada Tarikatı Aliye'yi tarif ederken marifetün nefsi dir. Bak İslam fıkhının tarifidir. Leh ve aleyhimizde olanları yani faydamıza ve zararımıza olanları bilmektir bu Bakara suresinin son ayetlerini de ifade buluyor. Yine seferi misiniz hocam? Niyet etmesen sefer olmaz Şafiilerde yok zaten sefer. Neyse gelmişsiniz. Böyle seferilikte yola çıkmışsa seferi oluruz zaten.
Şimdi efendim buyuruyor ki fıkıh ile hadis öğren, nefsini yıkmaya davran mürşide binde bir uğran sakal altı sual diyor. İnşallah bunlara dikkat ederiz. İlim velayetten önce gelir, iyi dikkat edelim. Bak ilim İrfan'dan önce gelir. Ama hiç okumamış Abdullah Hazretleri, bazi etti. Allah okumuş olacak dedi Cenab-ı Hak, o ayrı. Onun için temeli çok sağlam atarsak Allah'ın isminin izniyle binayı kat be kat gidelim. Dokuz kat, on kat, yirmi kat iz. Yeter ki şer'i esaslara canı gönülden tam bağlanalım. İşin sıkıntı tarafı da bu zaten.
Elhamdülillah bizim mürşid-i kamillerimiz, bizim Sami Efendi Hazretleri, haddesallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu Sallahu S on sekiz aleme hükmedecek bir sultan o. Zerre kadar taviz girmemiş durumda. Öyle ki malum takva var, takvanın ötesi vera var. Yani helalde bile dikkatli olmuşlar. Biz burada sıddıka azam dedik radiyallahu anh, Hazreti Sıddık radiyallahu anh biz harama düşeriz korkusuyla on sekiz helali terk ettik buyuruyor. Hani ne kadar kızarsın. İnşallah dualarınızda Cenabı hak bizleri de lütufsin. İhsan buyursun. Ben bilmiyorum ama bir aşırı usul olur mu Mustafa'nın hiç?
Burada bir konu benim. Şimdi yoruluyorlar onlar programları. O Özbekistanlı hocamız Ra'd suresinde malum cehennemin yedi tane kapısı var. Cennetin de sekiz kapısı var. Okumuş olduğu Ayet-i Celilede geçen esaslar, sekiz cennetin kapısına işaret eder. Dikkat edersek inşallah hocamız bizi Rabbimizin esanive vallahiu yedru ila der aleyhisselam. Rabbimizin kelamı ilahiyyesiyle cennete davet ediyor. Cenabı Hak girmeyi Dukhu'l-evvelin ile girip cemalini seyretmeyi nasip buyursun. El Fatiha.