Lokman Suresi ve Hikmetin Önemliği kaydında Lokman suresinde Cenabı Hak Lokman Aleyhisselam'a hikmet verdik buyruluyor. Hikmet bir nurdur. Hikmet, anlamları pek çok ama kulasa edilecek olursa faydalı olanı almak, zararlı olanı atmaktır. Daha tabii bunun anlamları vardır. Beruni manaları vardır. Lokman Aleyhisselam oğluna nasihatlerde bulunur. İlk nasihati Allah'a ortak koşma Celle…
Lokman suresinde Cenabı Hak Lokman Aleyhisselam'a hikmet verdik buyruluyor. Hikmet bir nurdur. Hikmet, anlamları pek çok ama kulasa edilecek olursa faydalı olanı almak, zararlı olanı atmaktır. Daha tabii bunun anlamları vardır. Beruni manaları vardır. Lokman Aleyhisselam oğluna nasihatlerde bulunur. İlk nasihati Allah'a ortak koşma Celle Celalühü. Bunun yanında anne ve babaya itaat et. Daha sonra zerre kadar bir iyilik de olsa kötülük de olsa Cenabı hak konu bir taşın altında olsa dahi huzur-u ilahiye getirilir buyruluyor. Namaz kılması tavsiye ediliyor. Çok güzel. Baktığımız zaman Lokman suresinin ikinci sahifesinde öğütleri anlatılır. Efendimiz aleyhisselatu vesselamın nasihatleri hiç şüphesiz var. Daha ziyade ya Muaz diye başlar. Yalnız Efendimiz aleyhisselatu vesselamın nasihatlerinde şunu görürüz. Başta ittakillah buyurur. Allah'tan kork. Bütün. Hutbelerde dahi bu vardır.
İttakillah diye başlar. Allah'tan kork. Sonunu da yine ittakillah diye bitirir. Allah'tan kork diye. Meşay-ı izamın nasihatleri var. Vesair Hali'de diye bir eser. Burada Allah'ımızın Kuran-ı Kerim'de tavsiyeleri esamle. Ve kadar rabbüke elle tabutu illa yeyye ve bil veeli deyni ahsena ila ahir-i la'ya. Allah'ımız kendisinden başkasına itaat olunmamasını ancak itaat olunacaksa Allah'a isyan olmayan noktalarda bunun yanında ikiz ayetler dediler ikiz ayetler Bu ikiz ayetler mesela Allah'a ve resulüne itaat beraber geçer. Allah'a ve resulüne itaat. İşte Kuran bize kafidir sözünün geçersizliği ortada zaten. Essarü mennuta erresule fakat etaallah Kim Resulullah'a itaat ederse Allah'a etmiş olur. Fetih suresinde Fetih suresinde Rabbi Zülcelal'imiz bu hususu açıkça beyan ediyor. Böyle uzun boylu araştırmaya niye gerek yok? Rabbimiz hepsini bildiriyor bize. Kuran-ı Kerim'de beyan ediliyor.
Allah'ın Resulüne itaat Allah'ı sevdiklerini iddia edenlere söyle. Habibime tabi olsunlar buyuruyor. Habibullah'a tabi olduğu zaman Allah'ımız da onları seviyor. Eshabiler. Kim Allah'a ve Resulüne iman etmezse, hakikatleri kabul etmezse, Biz kafirler için çok elim yakıcı bir azap hazırladık buyuruyor. Bunu münakaşa bile etmek hiç doğru değil. Bunun için bizim mürşid-i kamillerimiz, tarikat-ı aliyemiz Hacegan'dır. Bütün ehli ilim öncüdür. Mürşid-i kamilimizi el alsak onun ilmi noktasını bitiremeyiz biz burada. Bir gün tahsilim yok dediğine bakmayın. O tevazuğa getirmek için bir kısım insanlarımıza kibir ve benliğini düşürmek için. Bir gün mektebim yok diyen Mürşid-i Kamilimiz Tefsirü'l Hazin. Hazin tefsirini okuyor. Tarikatı Muhammediye'yi okuyor. Konuşmuş olduğu mevzularda bir ayet I celile, iki de hadis-i şerif alıyor.
Yalnız Cenabı Hak, ilmi gönlüne indirdiği için nur olarak başladığı zaman bitiremiyor. Daha bitirdiği görülmemiş. Vermiş Cenabı Hak. İhsan etmiş. Bunu şunun için söylüyorum. Kendisinin şiirlerinde de geçer. Fıkıh ile hadis öğren, nefsini yıkmaya davran, mürşide binde bir uğran, sakal altı sualdir bu diye. Bizim fıkhı ile Hadis. Zaten fıkıh okuyan kimse, tasavvufu da okur. Hadis-i Şerifleri de okur. Bunun yanında diğer bütün dini, mesaili fıkıhta görürsünüz. Bizim sohbetlerde evet okuyorsunuz Sami Efendimiz Hazretlerinin, Kaddafi Allah'u sırra, musahabeleri kendi başımıza da okuyacağız. Bunun yanında ilmihal kitapları. Çünkü fıkıh ile hadis öğren diye buyuruyor. Şahsi çalışmalarımız olacak. Bir kimsenin hanesine varmıştım, böyle ilimde de meşgul. Böyle bir program yapmış. İşte şu vakitten bu vakte kadar Kuran-ı Kerim okuyacağım. Şu vakitten şu zamana kadar İslam tarihi okuyacağım.
Lokman Suresi ve Hikmetin Önemliği kaydında Lokman suresinde Cenabı Hak Lokman Aleyhisselam'a hikmet verdik buyruluyor. Hikmet bir nurdur. Hikmet, anlamları pek çok ama kulasa edilecek olursa faydalı olanı almak, zararlı olanı atmaktır. Daha tabii bunun anlamları vardır. Beruni manaları vardır. Lokman Aleyhisselam oğluna nasihatlerde bulunur. İlk nasihati Allah'a ortak koşma Celle…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 12 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Şimdi belki bizim işimiz gücümüz itibariyle böyle bir vaktimiz yok diyemeyiz. Cenabı hak bunu ilzam buyuruyor. Çünkü Süleyman Aleyhisselam bir devlet reisidir. Bir an Allah'tan gafil olmamıştır. Efendim sıkıntıdaydım. Böyle bir, ne bileyim endişeli bir hayatımız vardı. Yusuf aleyhisselamı misal veriyor, koyunun içerisinde Rabbımızı zikrediyor. Efendim, çok daralmıştım, bunalmıştım. Mevlai Zülcelal, Yunus Aleyhisselam'ın balığın karnında zikrini haber veriyor. Ve sonra zamanımızı eğer iyi tespit eder, iyi ayarlarsak çok vakit var. Zaten Lafzai Celal olarak aynı zamanda mürşid-i kamilimiz keramet ehli de bir mürşidti. Kendileri böyle bir yaylaydı. Orada bulunuyorlar. Biz de giderken yaya dedim ki, tesbihatı saatle yapayım. Kelime-i tevhidi okuyoruz. Üç ayların tevhidi. İşte yirmi dakikada bin tevhidi okumuş oluruz. Vardır mı? Huzur-u alilerine. Zaten hiçbir şey ona gizli değildi.
Birillahi teala buyurdu ki illa tespihli olmaz. Sahte de yapabilirsiniz. Bunu şunun için söylüyorum. Trafiklerde, bilmem planlarda üç bin, beş bin laf sairen okunur. Bir de nereden daha çok haz alıyorsak onu çoğaltırız. Ah kardeşlerimiz bir efendilerimizi okusak mesela bir Eszade elbili hazretlerinin mektubatı evradımız, efkarımız hakkında ne kadar güzel misaller veriyor. Bir tanesindeyim. Eğer gönül huzuruna ererse kişi, bu ne olur? Bu rabıtası güçlü. Diline sahip, gözüne sahip, azalarını korumuş, kalbini korumuş. Cenabı hakk'ın azamet-i ilahiyesini tefekkür ediyor. Bunu nereden alıyorum? Tefsirlerden alarak söylüyorum, üçünde. O zaman kendi iç alemine dönüyor ve bir huzur. Bu anlatılmaz. Bunu zikre tercih ederler. Yaşamış olduğu hayat cennettir onun. Cennetlerin üstünde bir hayattır. Bu var bizim tarikat-ı Aliyemizde mevcut. Böyle sıkı sarılmazsa yüzünden geçerler aynen şuna dönelim.
Denizin biliyorsunuz yüzündeki bir köprütür. Bu. Ondan dolayı biz denizin içindeki nimetlere mazhar olamayız dalmadıkça Böyle kendimizi tam vermeden olmaz bunu Şu Ayet-i celleyi hatırlarız Ya Yahya, Hudil kitabe bir guve Ya Yahya kitabını kuvvetle tut. Bu zahiri anlamda değil, emri ilahiye kuvvetle yapıştı. Yine bakacağız Kuran-ı Kerim'de. Cenabı Hak'tan gücünüz yettiği kadar korkun diye buyuruyor. Böyle yüzeysel değil. O öyle gider. Yüzeysel yaparsa bak dünya işlerimizde de öyle. Ama tam sarılırsak Nuh aleyhisselam da iki özellik var. Birisi sabırdır. Ikincisi de istikrardır. Sabrediyor. Şimdi sabır Kuran azimüşşan'da esamnen. Ya yühellezine amenus birru ve sabirru. Sabredin. İşte deriz ki iki defa sabır geçiyor O sabır bu anlama değil ve ısrar edin Yılmayın bıkmayın Tuttum koparacağım deyin Ben Mürşid-i Kamil'imin elini tuttum bu vasıtayla Allah'ımıza vasıl olacağım diyecek.
Sami Efendi Hazretlerinin Mektubat'ta bir icazetnamesi var. Orada Esad Erbili Hazretleri buyuruyor ki İbadet ve taatte şetaretini gördüm, gayretini gördüm diyor. Çabasını gördüm. Ancak böyle olur. Ebedi alemi düşündüğümüz zaman bizim üstadımız hakkında görüşmemiz hayatı anlamlandırmaktır. Evliyaullah bunu yapar işte. Onların yolunu izlersek hayata anlam kazandıracağız. Ne demek hayata anlam kazandıracağız? Mesela şimdi cuma gecesindeyiz. Bu geceye anlam katacağız. Çünkü bu gecenin melekleri diğer gecenin melekler gibi değildir. Cuma gecesini ulemai kiramızdan bir kısmı Kadir gecesinden daha efdal diyenler var. Böyle anlam vereceğiz ki taatle geçirmeye, bu gece hürmetine ya Rabbi bizi bağışla diye Allah'ımızın öyle nimetleri var ki bu tarife sığmaz Allah'ımızın nimetleri. Ondan mahrum kalmamızı düşünün şimdi. Ne kadar acı olur. En büyük eza inanmayanlara ahirette diyor şu olacak.
Cenabı Hak, cenneti bir gösterecek. Oraya gideceklerini zannedecekler ama Cenabı Hak çevirecek. Orada Ehlullah'ın halini göreceğiz. Rabbimizin Her zaman Fatiha suresinde okuyoruz. Rabbi Zülcelal'imiz hadis-i şerifte buyuruluyor, Fatiha'sız namaz namaz değildir. Yeter bu bize. Demek ki Fatiha'da öyle manalar var ki bütün Kütüb-ü Nebi Enbiya değil Bu ulü'l azim peygamberlere verilen Tevrat, Zebur, İncil. Hepsi bunun içerisinde. Suhuf, sahifeler bunun içerisinde. Her şey bunun içerisinde. Bilim ve teknoloji diyorsak bunun içerisinde. Bir misal ver. Süleyman Aleyhisselam, Belkıs'ın tahtını getirmesi. Meryem validemizin kış gününde yaz, yaz gününde kış meyvesi. Öyle geçmez de. İşte kış gününde yaz meyvesi. Daha bu bir tanesi. Her şey mevcut. Şunda yoğunlaşalım. Fatihasız namaz Namaz kabul değildir. Fatihasız namaz olmaz. Hepsi Fatiha'dır. Bunun için Hz.
Ali Radıyallahu Anh kırk deve bu kitap yazarım demiştir. Çok doğru! Doğruluğu şu şimdi görüş açısına göre değişiyor Allah'ımız. Ya Rabbi, nurumuzu tamamla diyoruz ya. O nurun eksikliğinden aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyuruyor. Kiminin nuru ayağının ucuna kadar. Kimilerin nuru da ta Sanaya kadar, buyuruyor. Bu var. Derslerimizde hepsi var. Biz bir çocuğun gelişimi hususunda layık olmayarak deriz. Bir çocuğun gelişmesine gelişmesine ait gelişmesini sağlayan bütün gıda ana sütünde var. Gözüne o gıdada ne var? Görme hastası var. Deline tutma, ayağına yürüme var beyin. Rabıta-ı Şerife'yi yaptığımızda hele murakabeye dönersek bizim ruhani ve manevi gelişimimiz için her şey var. İlmel yakinden aynel yakine, hakkal yakine, şeriat, tarikat, marifet, hakikat hepsi var. Verilmiş ama bunun bir sorumluluğu da var.
Bunun bir bedeli var ama tarikat-ı aliyyeye girmenin böyle bir yolu tutup da riayet etmemenin cezası da çok büyük. Çünkü Rabbimiz soracak, böyle bir nimete erişip de geri kalmamızın cezası büyük ama. Verdiğimiz misal şuydu. Nebiler, sıddıklar, şehitler ve salikler. Biz Fatiha'yı okuduğumuz zaman bunların yolunda kıl ya Rabbi diyoruz. Şimdi bunların erişimi olduğu bir nimet var. Allah'ımız azap belki kalp göstermesin, cennete giren de pişman buyuruyor. Zaten girmeyen, girmeyen zaten pişman. Girenler bu nimete neden edemedim Ya Rab diye, diyor. Bizim bir çalışan kardeşimiz vardı. Vefat etti. İmamı Gazali, Rahmetullah Ali hazretleri rüyalar üzerinde durur. İkaz edici rüyalar vardır. Görülmüş rüyada demiş ki bize çok anlatıldı. A, şu dilimiz zikrederken kalbimize de geçse. Eğer gönlümüze geçerse zikrullah onun mükafatını melekler de veremez. Cenabı hak bizzat kendisi veriyor.
Bir nail olamadım. Şimdi muzdaribim diyor. Yerin altında bu, Allah korusun. Biz esfel-i safiliğinde mi olacağız yoksa ala-i illiyin mi? Çok büyük vebal var ama. Çok şükür fırsat elimizdeyken şu ömür rüzgarı başımızda eserken iyi sarılalım. Bizim oyalınacak zamanımız vaktimiz yok. Bak şu dünya işlerinden bileceğiz. Adamın eğer işi çok yoğunsa sen onu sokakta tutsan veya bir yerine gel bize anlatmıştın bir ara başından geçen şu hadiseyi bir naklettirsen dur aman vakti zaman değilse ben saat beşi yetiştireceğimdir. Ölmeden evvel yetiştireceğimiz çok işlerimiz var bizim. Nefsimizde acaba hangi mertebedeyiz? Dünyada nasılsak yarın huzur-u ilahi ile öyle olacağız. Mürşid-i kamilimizin sohbetinde çok üzülürdü bazılarında Çok sevdiği için insan Onun böyle demesine gönlümüz razı olmazdı. Buyururdu ki ayaklarınıza turap olayım yapmayın diye. Yalvarırdı böyle yalvarırdı. Etmeyin, aman ha, sakının.
Dedemin bir evladı, gönül alemi de açık, huzuruna geldiğinde çok ağlar. Neden ağlıyorsun deyince efendim bir kabrin kenarından geçtim. Feryat edişlerini duydum. Tahammül edemiyorum der. Bunlar hep bizim başımıza gelecek. İnşallah iyi gayret gösteririz. Bak arkamızda dayanaklarımız çok güçlü çok kuvvetli himmetine sığındığımız zaman bizim efendilerimizin hepsinde bir himmet var. Himmet, manevi bir yardımdır. Size sadece bir hadise anlatayım. Çok yakın dolan bir hadise. Bir kardeşimiz daralır, bunalır. Öyle ki kendisini işten atacaklar Çok büyük de bir vebalin altına girecek Ne yapayım demiş Es'adi El-Bide hazretlerinin huzuruna var Buyurulur, i'de tahayyartun filomur festainu min ahli gubur. Bir işte şaşkınlığa düşerseniz kabir ehline müracaat edin. Bunun daha değişik şekilleri de var. Vücudu kendisine kabir olanlar ölmeden evvel ölenler de. Varım, böyle bir talepte bulunur.
Onun Cenabıhakk'a yakınlığını vasıta kılar kurtuluşu için ve iş hallolur. Ya bu kadar yakın. Bir gün efendimiz hazretleri eline tel onu aldı. Bir hoca ile görüşüyor. Dedi ki evladım ben size kalbimden iki tane tel verdim, korkma dedi. Manevi bir yardımı o. Bak çokça anlatıyoruz. Hocamızdan birisini kimse okutmak istememiz çokça soru soruyor. Çok da zeki, anlayışlı bir kimse. Sonra okutmayınca Efendimize gelmiş. Efendim beni okutmuyorlar. Seni de Allah okusun buyurmuş. Biz zaten kendinden dinledik. Kadı Beydavi tefsirde en ağırdır. Oradan başladım dedi. Bu Arapçada şiirler çok zor çıkarılır şiirler. Böyle düz yazılar, nesil, bunlar şey yapılır, halledilir ama şiire geldi mi zorlanır. Hiç çözemeyeceğim şiir yok derdi. Bu himmetidir. Biz kendi üzerimizde yaşadık. Kendi üzerimizde yaşadık. Askere yöneleceğiz. O zaman on sekiz aydı. Şimdi bu tabiri kullanılıyor mu, bilmem, celp.
Üstatımızın çok da bir hassasiyeti var üzerimizde. Sormuyor. Biz aralık ayında mezun olduk. İşte haziranın sonuna kadar mezun olanlar kısa devre yapıyorlar. Bize böyle takdir olundu. Allah'ımız tarafından Celle Celaluhu. Allah'ımız dilerse değiştirir. O onun elindedir. O da takdirdir. Şimdi hiç sormuyor. Hiç sormuyor. Mürşid-i kamilimiz, efendimiz. Böyle bir mahalle doğru gidiyoruz. Önde oturuyorlar. Bu bizim büyük bir cürmümüz ve hatamızdır. Şimdi o cep, onu gösterdim. Gösterdim. İşte on sekiz ay diye. Akşam on bir haberlerini dinle dedi. Başka hiçbir şey yok. Açtım. İşte yıl sonuna kadar mezun olanlar da kısa devre Sonra onun halleştiği kimseler de vardı mübarek insanlardı. Konuşurken duydum Biz dedi onu üç aya kadar indirdik Buraları bir esrardır. Biz iyi bir sarısak Allah'ın izniyle hallolmayacak hiçbir şey yok. Nimet vermiş Cenabı Hak.
Sıddîk-ı Azam'dan bu zamana kadar mürşid-i kamillerimiz, Esa'da Elbillah Hazretleri bir kelam kullanıyor. Nakşi kutupları yaman olur diyor. Yaman'ı yanlış manaya almayalım, çok uyanık olur diyor. Allah'ımız Celle Celalühü onlara lütuf ve ihsanda bulunduğu zaman mesela El ulema varatul enbiya Alimler nebilere varis olurken her şeyiyle varis ol. O derin düşüncesiyle tefekkürüyle aklıyla, idrakiyle, anlayışıyla her yönüyle Cenabı Hak ihsan eder. İnşallah sıkı tutulursak, elde edemeyeceğimiz hiçbir şey yok. Divrine, zamanına göre Cenabı hak lütfediyor. İhsan ediyor. Böyle devlet reislerinden biri oğluna ne diyor bak. Diyor ki oğlum ben beş sene sonra anlaşılırım diyor. Bizim üstadlarımız efendilerimiz ilk an söylediğinde anlaşılmıyor. Ya bu nasıl olur? Akıl kabul etmez bu. Yok böyle bir şey. Dediklerimiz hep hakikat olarak zuhur eder. Bize düşen üzerimize gereken vazifeyi yapmaktır.
Vasiniyet olarak Vesair-Halide diye bir eser. Burada Rabbi Zülcelal'imizin Kuran-ı Kerim'deki tavsiyeleri geçer. Sonra enbiya-yı zamdan alır. Mesela Adem Aleyhisselam'ı alır. Aleyhissalatü Vesselam penimize kadar vasiyetlerinden ulemai kiramızın çok güzel nasihatleri bitmez ve tükenmez. Onlardan bir tanesi de mürşid-i kamilimizin bize yazmış olduğu bir şiir. Karşılıklı. Ama düşünüyor insan, yazmış olduğu bu şiirler bizim dünya ve ahiretimizi aydınlatan bir esassın ki. Bakın hepimiz kendimizden de muzdaribiz, yavrularımızdan da muzdaribiz. Kendi ifadeleri böyle Ramazan-ı Şerifler ile konuşup görüştükten sonra bunu herkes yapamaz. Hepsine saygımız olmakla birlikte bizim mürşid-i kamilimiz çok idrakli ve anlayışlı. Böyle bırakmıyor vaaz ettikten sonra. Size iki tane tavsiyem var diyor. Birisi aman ha çevreniz hayırlı kimselerden olsun.
İkincisi, okuduğunuz eserler diyor eserler düzgün eserler olsun. Gönüllerinizi darmadağın edecek, beyinlerinizi bozacak eserler olmasın. Sahih, ulemai kiramın eserlerini okuyun. Artık devrimizin nasıl bir hale geldiği malum. Ondan en azından ne kadar güzel, mürşid-i kamilimizin sözleri, hele Sami Efendi Hazretlerinin, Esad Erbili Hazretlerinin o kenzü'l irfan bütün hayatımızın başından sonuna kadar dikkat edeceğimiz esasları içerisine alır. Aşağı değil Bakara suresi tefsiri, şuna çok dikkat edelim. Arada mürşid-i kamilimiz serpiştirmiş. Öyle sözler ki mesela Mektubat'ta Esad Erbili Hazretleri buyuruyor ki insanlara ruhunuzla bakın, Cenabı Hakk'a sırrınızla bakın diyor. Nasıl esaslar koymuş? Anlatmakla bitiremeyiz. Burada bulunun. O zaman mürşid-i kamilimizin sözlerinden nakledemem diye çekiniyorum. Mesela burada buyuruyor Es'adi Erbili Hazretleri.
Bütün gayba aşina olan Alimü'l gaybi ve şahede, Bunu ifade ediyor. Her bir kelimelerinin altında ya ayet ya hadisi. Çünkü onlarda ruhlarının temizliğinden, kalplerinin safiyetinden dolayı ilim olduğu gibi gönüllerine iniyor onların zaten. Said I Nurisi hazretleri, kaddesallahu sırra, bir mesele hususunda kitaba bakmazmış. Gönlüne Cenabı Hak nasıl lütfediyor, öyle verir. O fetvalarda ne de, nur çünkü. Hayatı nur. Bütün gayba aşina olan Allah Celle Celalühü kalbinizi hakim nefsinizi mahkum aklınızı galip şeytanınızı mağlup buyursun. Basiret gözünüzü tamamen atsın. Bak kullandığı kelimeye bakın. Basar şu gözlerimiz, basiret iç gözleri. Bu gözler kör olmaz ama kalp gözleri kör olur, buyuruyor. Dünya hayatını muvakkat, yani geçici. Anamızdan belli bu, babamızdan belli. Ta Adem aleyhisselamdan beri. Biz şu dünyaya kalmak için gelmedik. Allah'ı bulmak için geldik. Bu sözü unutmayalım.
Biz bu dünyaya kalmak için gelmedik. Rabb'ımızı bulmak için geldik. Basiret gözünüzü tamamen açsın, dünya hayatını muhakkak geçici, dünya zenginlik ve saltanatını ise olduğu gibi emanet göstersin. Ahiret derecelerini ebedi ve ehemmiyete layık bildirsin, sözde bilip de hal ve fiilde bilmeyen güruhtan eylemesin. Böyle gürül gürül gürül konuşup da tatbik etmeyen, nefsimi diyorum, öyle bir kimse kılmasın Cenabı Hak. Rabbimiz buyurmuştur, ey iman edenler yapmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Allah nezdinde yapmadığınız şeyleri söylemeniz büyük bir buğuza sebep olur buyuruyor. Daha ne mübarek sözleri var. Bitmez ve tükenmez. Dedemin burada, bugünlerde de Esadi Elbili Hazretleri, hem Sami Efendi Hazretleri, hem de üstadımız hakkında konuşuluyor. Kemal Edip Kürtçuoğlu'nun bir güzel sözü var Sami Efendimiz hakkında yazmış olduğu şiir.
O şiirde şöyle söyler, böyle bir er, böyle bir halife bırakır. Diyoruz ki Sami Efendimiz gibi bir manevi er, zamanın kutbul aktabı Hacı Hasan Efendimiz gibi bir kutbu cihan bırakır. Dedem bakınız ne söylüyor. Aleyhissalatü Vesselam Efendimize olan aşkıdır, muhabbetidir. Çok güzel bir benzetmesi var. Abı Kevser de muadili olamaz femiyarına. Kevser havuzu da diyor, onun mübarek tükürüğüne denk gelemez. Hak'tan olur sana ihsan eyledi Mevlam, Nusret. Yansa canım küller gibi olsa bu cismi beden, şevkinle dolsa kalbim vasfına yok nihayet. Sevgili yar-i Sıddık Osman Ali Hem Faruk, yardım eder ümmetine haktan olur, inayet. Bakın efendimize olan sevgisine, saygısına, onun şanı hususunda öyle bir söz söylüyor ki bu gönlüne doğuyor. Bir gün kendileri gece uyanır, seccade üzerinde hüngür hüngür ağlar.
Sebebi sorulunca Nebi Ekrem efendimizi sallallahu teala aleyhi ve sellem gördüğünü, kendisinin alnından öptüğünü dayanamıyorum der. O aşkla yazıyor bunu. Yattığın toprağa hem muadil değil cinan. Cennetler diyor yaptığın, yattığın o toprağa denk gelemez. Belki yerler, belki gökler arşaazam nihayet. Senin için nice aşık yandılar tutuştular, ya ilahi kıl tecelli habibin aşkına medar. Mevlana'mızdan güzel bir söz var. Mevlana'mız buyuruyor ki, Mevlana'mız Hades Allah'ın sırrı Hazreti Yusuf diyor etrafında bir zeleyha'yı dolaştırdı. Ama bizim Peygamberimizin Sallallahu Aleyhi ve Sellem binlerce diyor yatağında ağlayan aşıkları var diyor. E mürşidik hamilimiz ne nasihatte bulunmuş? Oradan birkaç tane söz. Leylünehar ilme çalış. Mesleğinden bezme kuzum. Yani bu hece vezni bilmem filan bunları denk getirecek de hiçbir şey yok. Herhalde Rabbi Zülcelal'imizden kalbine nur olarak inmiş o sözler.
Yani bazı böyle şiirler neler okunur? İnsan zorlanır. Zorlanır ama bunda hiç öyle bir şey yok. Hiç takılmıyor insan. Yağ gibi hafif geliyor. Biz kendimizin kin değil de üstadımızın tavsiyelerini okuyayım. Seherle zikrine bükül. Bahri ummanına dökül. Her zaman halvete çekil. Gafiller de gezmek uzun. Sivayı gönlüne koyma. Yani Allah'tan gayet düşünceyi celle celaluhu, libası takvanı soyma. Faciri fasıka uyma. Faciru fasıka uyma. Öğdün tut, azma. Kulak ver sözümü dinle. Rumuzdı sırları anla. Salihler öğüdün dinle. Ebeveynin yüzme kuzum. Sizin için yazdı yazan hüsnü ahlak ile bezen, gazabat Hilmi kazan. Hak sözlere kızma kuzum. Allah'ın has kuluysan, Muhammed'e bağlıysan Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kalemdarın oğlu isen bu sürüden tezme kuzum. Tezme ayrılma manasına.
Velhamdülillahi rabbil alemin aleyhüssalatü vesselam Efendimizin ruhu tayyibelerine, ehline ashabına, peygamberan nizam ve piran nizam, bütün geçmişlerimizin ruhlarına bir Fatiha