Eğer zikrullah yapıyorsak, Allah diyorsak celle celalü, Rabbımızı zikretmemiz bizim vücudumuzun her zerresinde kendisini göstermesi gerekir. Biz okulda okurduk, tasavvuf dersi görürdük. Tasavvuf dersinde ismini de hatırlıyorum, dinmez tabii. Bu bir şeyhi ziyarete gitmiş, okulda anlatıyor. Ben dedi bir şeyhi ziyarete gittim. Şey efendi demiş ki oğlum bir Allah de, ben de diyor bir Allah dedim. Efendi Hazretleri demiş kimsenin Allah demekle armut demen arasında farkı yok. Allah diyorsun ama dilin söylüyor. Bir defanın Ali Kerim aleyhi veche istiğfar okuyan birisine yalan söyleme dedi. Ne yalanı yani? İstiğfar okuyorum, dilin okuyor da kalbinde nedamet yok dedi. Kelime-i tevhid öyle bir tesir bırakacak ki Ebu Zerr-i Nil Hıfari Hazretleri, Hıfar kabilesinden Mekke'ye geldi. Hiç kimseden soramıyor. Ali efendimizin hanelerinde misafir oldu.
Ali efendimiz dedi ki artık ne için geldiğini öğrenme zamanı gelmiştir. Ne için geldin? Efendimizi söyledi sallallahu aleyhi ve sellem. Sallallahü Teala aleyhi ve sellem. Bütün her taraf müşrik dolu. Ben dedi yürürüm önden. Eğer bir müşrik denk gelecek olursa ayakkabımın bağını bağlıyor gibi eğilirim, sen geç git dedi. Böyle tarif etti. Efendimizin huzurunda Sallallahu Aleyhi ve Sellem kelime-i tevhidi okudu. O kelime-i tevhid onda öyle bir iz bıraktı ki Kabe'yi Muazzama da kelime-i tevhidi şehadeti haykırdı, müşrikler üzerine çullandılar. Orada Hazreti Abbas Radıyallahu Anh dedi ki ne yapıyorsunuz? Bakın ticarete giderken sizin kervanınızı Ifar kabilesinden geçiyor dikkat edin dedi, öldüresiye kadar hakaret ettirir ama kelime-i tevhidin tesiri onda bunu haset etti, ölümüne de olsa müşriklerin ortasında okudu. Salatu selam bizde bir iz bırakacak. Bu mübarek yolun bizde bir eseri olacak.
Hazreti Ömer anlatılırken radıyallahu anh gözünden akan yaşların mübarek yüzünde iki tane siyah hat çizgi meydana getirdiği haber verilir. Şu tabiatta bile görüyoruz. Bazen şelaleler de oluyor, suların aktığı mekanlarda sular aka aka bazı taşlarda iz yapıyor. Siz de bunu bilirsiniz. Biz de biz de okumuş olduğumuz istiğfar iz bırakacak, gönlümüz incelecek. Gönlümü, gönlümüz böyle bir dikkat incelik, şefkat ve merhamet duyguları içerisinde olacak, gözümüzden yaş gelecek.