Sayfa yükleniyor…
Mihmandar ses arşivi
İman ve Takva Üzerine Derinlemesine Bir İnceleme ve Ruhun Arınması
İman ve Takva Üzerine Derinlemesine Bir İnceleme ve Ruhun Arınması kaydında Buyuruluyor. Buyuruluyor.
- Kaynak
- Genel
- Konu başlığı
- 6
Ses kayıtları yükleniyor…
Mihmandar ses arşivi
İman ve Takva Üzerine Derinlemesine Bir İnceleme ve Ruhun Arınması kaydında Buyuruluyor. Buyuruluyor.
Konu başlıklarındaki zaman bağlantıları kaydı ilgili saniyeden başlatır.
Buyuruluyor. Buyuruluyor.
Allahu Zülcelal'in bütün düşüncelerimize vakıf olduğunu Tabii kalbimiz Kalbin içinde de Fuad vardır ki daha bir iç alemi Eğer böyle bir tefekküre dalarsak çok istifade ettim görüşmenizde Aleyhisselatu Vesselam Efendimizin Hira veya Nur dağında daha namaz oruç hac zekat farz olunmamışken tefekküre dalması Ümmeti Muhammed nasıl kurtulacak diye bir derde düşmesi bu bize öğüt ve nasihat olarak çok önemli iki cihan güneşi büyük bir derdin içerisinde ne olacak diyor Ümmeti Muhammed ne olacak nasıl kurtulacak diyor ve bunun için hayatını feda ediyor Allah'ın Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem men ragabe Teala fih havatirihi bütün düşüncesinde Cenabı hakk'ın kendisini gördüğünü ve bildiğini Eğer idrak edecek olursa kişi Asemehullahu Teala fi cevarih hayy Cenabı Hak onun azalarını koruyor ve muhafaza ediyor bugün şöyle bir Hadis-i Şerif hatırıma geldi o da ve galen Nebi-i sallallahu teala aleyhi ve sellem Kulluküm rahim ve Kulluküm mesulün anrayyetihi bu bize çok büyük bir ders kişi idarecidir buradaki verilen ders de önemli Siz devamlı idareci olun Mesela biz duamızda ne diyoruz vecealna il müttakine imama Ya rabbi bizi muttakilere önder kıl diyoruz Halıkımız bize devamlı yükseği gösteriyor mesela ve entümul alaun inküntum müminin Müminler oldukça alisiniz buyuruluyor.
Müminler oldukça ama burada mümin olmamız İmam-ı Azam Rahmetullahi Hazretleri Ben müminim buyururmuş. Ben müminim. İmam Şafiii Rahmetullah Ali Hazretleri de ben Müslümanım burada bir fark gözeterek söylemiyorum güzelliğini beyan için ifade ediyorum İmam-ı Azam Rahmetullah Ali Hazretlerinin Ben müminim demesi işin zirvesidir. En üstün noktasıdır. Çünkü bizim bazen denk geldiğimiz var sizlere de belki soruyorlar. Müminim dediği halde ibadet ve taat yaptığı halde inanamama hali var. Yani gönül bir türlü yatışmıyor. Bu sebeple büyüklerimizin en çok üzerinde hassas durduğu konulardan birisi bu. O da şu iman nedir? İman dil ile ikrar. Kalp ile tasdik. Mühim olan kalp ile tasdik.
Söylüyor büyüklerimiz bize Aman kabuğu kabuğu delin içine girin buyuruyor mesela bir ceviz ceviz cevizin yeşil bir kabuğu var o yeşil kabuğu böyle insan ağzını alacak olursa zehir gibidir o bizim burada hayvanların kurduğunu dökmek için bunu kullanırlar o kadar zehir gibidir bu bunu Şeriata temsil ediyorlar şeri emirleri yapmak ilk başta zor gelir insana üç gelir bunda biz daha ziyade Yusuf İslam'ı söyleriz Yusuf İslam Sallallahu Aleyhi diyor ki ben Kuran-ı Azimüşşan'ı okumaya başladım zorlandım diyor ama okudukça okudukça Kuran-ı Azimüşşan bana zevk vermeye başladı diyor ilk anda zorlanıyor mesela ibadette ve taatte zorlanılıyor öğle namazı güzel ikindi namazı güzel akşam namazı güzel ama yatsı ve sabah namazı dindiği zaman zorlanıyor şer'i emirleri ilk anda yerine getirmek güç oluyor sonra o cevizin sert kabuğu sert kabuğu nedir tarikattır buyuruyorlar bunu çokça duyarsınız Çünkü tarikata aliyeden ne vardır tarikatta çileler vardır insana yapılan darbeler vardır az uyumalar az konuşmalar vesair hususlarda dikkatli olmamız mesela mübah olanlarda bile aşırı gitmemek hep ölçülü hareket etmek zorlukları vardır ama marifet dindiği zaman marifet cevizin o meyvesini koruyan çok böyle hafif bir şey zardır hafif bir zardır bunda ne denmek isteniyor Allah'ın emirlerini incelikle yaşayın incelikle yaşayın bunu biz layık olmasam bile Sami Efendi hazretlerinde gördüm.
Allah'ın emirlerinden ne kadar riayetkar olduğunu gördüm. Böyle kendisi konuşmasa bile halinden tavrından yaşantısından oturup kalkmasından kıldığı namazdan tutalım sohbetinden etrafına bakmasından vesaire her şeyde bunu müşahede ettim çok ince bir yaşantısının olduğuna şahidim mesela seccadesinde bile namaz kılarken bile imamın seccadesinin diğer seccadenin üzerinde olması gerektiğini bir çatalı dahi bir çatalı dahi yemeğe batırmadığını bunun bile bunun bile edebe muhayir olduğunu düşünerek çatalı kullanıyor ama batırmıyor alttan tutarak onu kaldırıyor bunu bile kendisine uygun görmüyor Mesela yemek yerken bizzat şahidim hiç etrafına bakmıyordu.
Hep önüne bakıyordu böyle bizim eskiden kaşıklarımızda Mevlana'mızın kaşıkları Konya'dan onun sap kısmında çok güzel yazılar var mesela külü bil afiye bunun gibi onu okuduğunu gördüm böyle o kaşıklarla ikram edildi sene altmış beş o kaşı okuyor hiç etrafına bakmıyor bunu dediğim zaman Sıddıyı Azam radiyallahu anh Hz Ömer diyor ki Ya Sıddık sen bize öyle bir iş bıraktın ki bunun altında eziliyoruz diye buyuruyor. Yani böyle ince yaşayabilmek Meyvesi nedir? O meyvesini gözde tadar, kulak da tadar, beyinde tadar, gönül de tadar. Şu aldığımız verdiğimiz nefeste de tadar. Onun için bu tadışın neticesi devamlı halvet yer arar.
Mesela İmamı Gazali Rahmetullahi İl-Bari ömrünün son kısmını neden halvette geçirmiştir neden böyle bir uzlet hali olmuştur denirse Mevla ile olması sadece bir öğüt için nasihat için ama onun dışında Rabbımız da olmasının neticesi bir üçüncü şahıs istemiyor mesela bir kimse arkadaşı var çok seviliyor birbirlerine muhabbet halindeler çok seviyorlar üçüncü bir şahıs istemez onlar da öyle diyoruz ya sevgi şirket istemez Allah'ımız okuduğumuz bizim Sübhanekallahümme ve bihamdik ve tebara kesmik ve teala cekruh ve la ilahe Allah'tan başka hiçbir şeyin olmaması kardeşlerimiz buna Aşina olduğuna inanıyorum bütün okuduğumuz eserleri de ahlaka dair olsun edebe dair olsun tasavvufa dair olsun Ehlullah'ın hayatını anlatan eserlerde vurgu bütün masivadır Allah'tan gayrı gönüllerinde zerre kadar bir şey yok böyle de olunca mesela diyelim ki Allah muhafaza buyursun tren yolu tren yolunda uygunsuz böyle taştır mesela bir sopadır bir engeldir bir manadır bulunacak olsa Rabbimiz korusun çok büyük sıkıntılar hazır olur.
Onlar bir kere yollarında bu şer'i esaslarda hiçbir pürüz bırakmamışlar Şer'i esası en güzel şekilde korumuşlar. Mesela hakikate de ermiş, marifete de ermiş ama temelini şeri esas olarak kabul etmiştir. Burada derken hepiniz idarecisiniz eliniz altındakinden mesulsünüz. Şimdi bizim kalbimiz nedir bir idareci durumundadır.
Azalar onun eli altında ona, ona bakan, onunla hareket eden, eldir, ayaktır, gözdür, kulaktır, kalbimiz ne halde ise azalarımız da o durumdadır mesela merkezde ne var idare düzgün idare düzgün olursa tam mahalleye kadar hayırlı tavsiyeler emirler gelir Eğer bozuk olacak olursa ona göre emirler verilir şimdi kalp aynen bir komutan gibi Kulluküm Rain ve Kulluküm mesulün an rayieti biz bütün elimizden ayağımızdan gözümüzden kulağımızdan mesulüz zaten bunu bize Cenabı Hak Yasin-i Şerif'te buyuruyor diğer ayeti celileler de var Cenabı Hak Yasin-i Şerif'te geçen ağzına mühür vuruyor, azalar konuşmaya başlıyor. Onun için bizim şeri esası çok iyi korumamız ve muhafaza etmemiz lazım.
Hem bir ayine reisi olarak aile fertlerine bunun yanında da konumuz komşumuz arkadaşlarımız sohbet arkadaşlarımız konuştuğumuz görüştüğümüz mesela o Facebook'lar olsun vesaireler olsun tweet'ler olsun ne olursa olsun şimdi bizim dergahta Muhammed abimiz vardı şunu söylerdi devir teknoloji devri diyordu ki sizin işiniz çok zor bunu en güzel şekilde kullanacaksınız şeri emirlere rivayeti bu vasıtalarla duyuracaksınız diye bizim en büyük sıkıntımız bu anlatılıyor diyorlar şurada şu felaket burada bu felaket o felaketin hepsi kendimizden kaynaklanıyor Çünkü Rabbimiz Biz düzgün olursak biz Rabbi Zülcelalimizin emrine uyar sünneti Muhammediyeyi takip edersek o zaman bize cennet hayatını hem gönlümüzde lütfeder hem de dışımızda Cenabı Hak ihsan eder kim böyle düşüncelerine ne de Cenab-ı Hakk'ın gördüğünü bilirse Muhyiddin Arabi Hazretlerinin bir muhasebesi var Muhyiddin Arabi Hazretleri muhasebesinde şunu takip ediyorlar bir hataları işlememek hataları işlememek azalarımızda ikincisi nedir gönlümüzden de o hataları geçirmemek şimdi azalarımız olarak yapmıyoruz mesela elimiz harama uzanmıyor ama gönlümüzden de bunu yapmamak gönlümüzde de bu düşüncelerin olmaması Kuran-ı Kerim'de yatsıdan sonra okuduğumuz Amenerrasulü diye başladığımız iki ayeti cellenin üst kısmında Mevla-yı Zülcelal içimizden geçenlerden de bizi mesul tutuyor Ashab-ı Kiram bile titriyor bu mesuliyetini şu şekilde ifade ediyorlar eğer yapmaya kast ederse yani içinden geçiyor da yapma niyeti yok bu muaf ama bunun yanında içinden geçeni yapma arzu ve isteği varsa bundan dolayı Cenabı Hak hesaba çekiyor birincisi azaları ile işlemiyor ikincisi kalbinden geçen kimselerimiz ona tövbe ediyor bir üçüncüsü gönlünden de geçmiyor işte murakabe hali budur murakabe hali gönlünden de geçmeyecek Sami Efendi Hazretleri Üstad Hazretleri Üstad Hazretleri soruyor Havatır var mı Hasan Efendi oluyor mu deyince Efendim ben Havatır nedir bilmem diyor yani tamamen silinmiş diyoruz ya zünnetten perdeler var o zaten büyüklerimizde nefis diye bir problem yok onu bir kere geçmiş onlar o yok bugün biz sabah Fecr suresindeki son ayetleri kardeşlerimizle inceledik ayeti celilesini burada müfessir-i İzam efendilerimizin bir kısmı kekelami Musa diyorlar yani buradaki hitap İmamı Gazali de buna işareti diyor Rahmetullah Ali nefsin izzetinden haber veriyor nefis diyor izzet sahibidir Çünkü Cenabı Hak nefse hitap ediyor.
Ya yyetühen nefsül mutmainne Ey huzura eren nefis ircia ila Rabbik Rabbine dön buyuruyor Mevlamız bizim hem şu vücut olarak mesela biz namazda duruyoruz fiziki olarak kıbleye yöneliyoruz evet mutlak yöneleceğiz, şer'i esas budur ama gönül olarak da yöneleceğiz Mevlana'mızın burada bir sözü var Mevlana'mız Hacca giden birisinde diyor ki nereye gidiyorsun Hacca gidiyorum bey-i adam iyi dikkat et merkebiğin yönü Türkistan'a gidiyor diyor burada Mevlana'mız buyuruyor ki sen beden olarak Beytullah'a gidiyorum diyorsun ama senin gönlündeki öyle düşünceler var ki bu seni başka alanlara götürüyor tamamen gönül olarak da gitmeniz gerekir diye bizden istenen Ehlullah'ın istediği kalp olarak gönül olarak tamamen Rabbimize Rabt olmaktır. Buna da Münip derler Velhamdülillahi Rabbil alemin El Fatiha
Kaynak: Genel