Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
•68» Yok mu benden isteyen? Yok mu bağışlanmasını iste yen? Ben de onu bağışlayayım." buyurur. Dua, kul ile Allah arasında manevî bir alış veriştir. Dua, sevgiliye sunulan iştiyak lisanıdır. Dua, günahlardan arınmadır. Efendimiz (s.a.v): "Al lah'ım! Günahlarımı kar ve dolu ile temizle; beyaz elbi senin kirden temizlendiği gibi kalbimi günahlardan arındır."3 buyurmuşlardır. Doğarken, ölürken, hayatla memat arasmda ferdî ve İçtimaî bütün görevlerimizde duanm ehemmiyeti pek büyüktür. Salat kelimesinin de asıl anlamı dua olduğu na göre4, günde beş vakit namazımızda ve nafile faalle rimizde Allah'a dönmekteyiz. Sadece biz değil, bütün mevcûdat Rabb-i zü'l-Celâl'e yönelmektedir. "Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı teşbih etmektedir."3 Âciz,fâni varlığm âlî ve bakî olan varlığa halini arz etmesidir dua. Dua, kulun Mevlâsma yalvararak ve korkarak iltica etmesi sebebiyle en iyi ibadet şekli sayıl mıştır. Cenâb-ı Hak: "Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua ediniz."6 buyurur. Ümitlerin yok olduğu anda yapılan dua makbuldür. Yalnız, istenilenin yerine getirilmesinden sonra Al lah'ın unutulmaması gerekir. "İnsana bir zarar dokun du mu, hemen samimiyetle Rabbine yönelerek, O'na dua eder. Hakk Teâlâ kendisine bir nimet ihsan etti mi, önce yalvarıp yakardığını unutur. İnsanları Allah yo lundan sapıtmak için O'na eşler ve ortaklar koşar. De ki,- bu nankörlükte kısa bir müddet daha safa sür. Sen de cehennemliklerdensin." Allah'ı medh ve senâ ederek, O'na aczimizi arz edip, lütuf ve yardım beklemektir dua. "(Ey Habibim!) Kulla rım, sana beni sorarlarsa, (onlara bildir ki) şüphesiz ben (onlara) yakınım! Bana dua edince dua edenin duasına icabet ederim. O halde onlar da benim (emirlerime) ica-

