Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Dua Dua, şeytanın yalan yemini üzere yasaklanan ağa cın meyvesinden yeyip yeryüzüne inen, iki yüzyıl zel- lesine ağlayan ebüT-beşerin gözyaşını silen el... Dua, azgın kavmin, bütün ikazlara rağmen söz din lemez asilerin sulara gark olup, kahrına sebep olan dil... Derdi, Eyyub'a aşk olan peygamberin izdirabma sü rülen merhem... Ateş-i Nemrud'u, İbrahim'e gül... İlâhi minberin hatibini bülbül kılan sır... Dua, Enallah iddiasıyla küçücük bir sineğe mağlup olan cebbarlarm, gaddarların acı akıbeti... Doğarken mübarek parmağını "ümmeti ümmeti" diye arşa kaldı ran, düşmanına bile hidayet talebinde bulunan Pey gamber'in merhameti... Allah (c.c)'ın: "Bana dua eden kulumun duasım ka bul ederim."1 sözü, Habibullah (s.a.v.)'ın tarifiyle: "İba detin de özüdür."2 dua. Allah'ın azameti karşısında kulun, aczini itiraf ile, dergâh-ı ulûhiyetten hayır ve rahmet ricasmda bulun masıdır, dua. Dua, âsiler için Allah'ın affına erdiren merdivendir. Ebu Hüreyre (r.a)'den rivayetle Peygamberimiz (s.a.v): "Rabbimiz her gece, gecenin üçte biri kaldığı zaman, dünya semasına iner ve buyurur ki: "Yok mu dua eden?

