Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Şefkat ve Merhamet Mürşid-i Kâmil, kâfirin, küfürden imana, müminin, emr-i İlâhiye imtisal ile (Allah'ın emirlerini gözeterek) İslam'a, Müslümanların da, her an Rabbim beni görüp, gözetiyor düşüncesiyle ihsan mertebesine erişmesi için bütün insanlara şefkat gösterir. ; . j. Şah-ı Nakşbend (k.s.)'in yıllarca yolların temizliğine, hayvanların bakımına, yaşlı insanların, muhtaçların hizmetine koşması ahlak-ı İlâhîdir. "Merhamet edenlere Rahman da merhamet eder. Yeryüzündekilere mer hamet edin, göktekiler de size merhamet etsin." Sırtı karnına yapışmış bir devenin yanından geçerken, Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Bu dilsiz hay vanların hakkında Allah'tan korkun! Onlara besili olarak binin ve etini de besili olarak yeyin!"2 "Kullarıma haber ver ki, gerçekten ben çok bağışlayıcı ve pek mer hamet ediciyim" (Hicr: 49). Hiçbir peygambere ver ilmeyen Allah'ın güzel isimlerinden "Rauf" ve "Rahîm" isimleriyle, engin şefkat ve merhametinden dolayı Habibi Muhammed Mustafa s.a.v. )'yı, Cenâb-ı Hakk taltif buyurmuştur Kitab-ı Kerim'inde (Tevbe: 128). "Muhakkak ki Allah insanlara karşı raûf ve rahimdir." (Bakara: 143) Şefaatimiz, dostlarımızdan ziyade muhaliflerimize

