Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
HULÜSİ DÎVÂNI 5. Sancağı altında bütün Enbiyâ-Mürselîn [29] Cümle uşşak, cümle ebrâr, mü’minîn u mü’minât 6. Senin için halk olundu alem-i ekvân tamâm Olmasaydın gelmez idi mümkinât, mevcûdât 160 7. Âb-ı Kevser de muâdil olmaz fem-i Yâr’ına Hakk’tan olur sana ihsân eyledi Mevlam nusret 8. Yansa canım küller gibi olsa bu cism-i beden Şevkinle dolsa kalbim vasfına yok nihâyet 9. Sevgili yâridir Sıddîk, Osman, Ali hem Fâruk Yardım eder ümmetine Hakk’tan olur inayet 160. “Habîbim sen olmasaydın felekleri yaratmazdım.” (Aclûnî, Keş- fü’l-hafâ, II, 164) hadîsine işaret edilmiştir. 161. Tavan, çatı, dam, çardak. Bir eve nisbetle tavanı; tavanına nisbet- ie üstündeki çatısı, kubbesi, tepesindeki köşkü, Çadır ve çardak gibi yükselen, gölge veren her şeye arş denir. İfade ettiği kelime lerden anlaşıldığı gibi ulviyyet, yükseklik manasını içerir. Bu mü nasebetle hükümdarların üzerine oturdukları “taht” manasında da kullanılmıştır. Arş, İslâm’a göre, bütün alemi kuşatan, sınırlandırılması ve tak dir edilmesi beşer aklının dışında kalan ve gerçeğini Allah’ın bil diği yüce bir makamdır. Yedi kat gök, Cennet, Sidre, Kürsî Arş’ın altında tasavvur edilir. Yedi kat göklerin ve kürsînin üs tünde olup, halk (madde) âleminin sonu, emr (maddesizlik) âle- 10. Yattığın toprağa hem muâdil değil cinân Belki yerler belki gökler Arş-ı a’zam161 nihâyet 140

