Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Tefekkür; Masnûâtın sırrına ermek Sâni’i tefekkürle mümkündür. San’atın incelikleri Sâni’in kudret ve düzenindeki hikmeti teemmülle meydana çıkar. Kâinatta tecellî eden, bütün sıfât-ı ilâhiyyedir. Elest bezmi, vahdet-i mutlakadır. inci sadefin içindedir. Bu âleme, anâsır âlemine sadef çıkınca orada eJtaf-ı ilâhiyye o kadar çoktur ki son suzdur. Orada o kadar alış veriş vardır ki kâinât sadefinin incisi olan artık eski sadefini, zarfını artık hâtıra getirmiyor. Bunun için Fuzûlî: “Geldim bu makama üns tuttum Evvelki makamı unuttum” diyor. Cihân padişahları her yerde senin ihsanın önünde güneş ve ay gibi sahn tutuyorlar. Senin âşıklarının kalbindeki yaradan akan kan kefeni sırma elbiseden daha iyi, daha değerli hâle getirir. Fuzûlî, “Ey kemân-ebrû şehîd-i hançer-i müjgânınam Bulmuşam feyz nazarından senin kurbânınam”, der. Belâğat bilmeyince Kur’ân-ı Kerîm anlaşılmaz, yüksek kelâmlar da öyledir. 'j c^ ¿^ ¿r4 z j' ^ °^" </* Muğların uğur ve bereketindedir ki ikinci neş’ede şarap eski aşkı benim başımda tazeledi. İkinci neş’e, anâsır âlemine gelişdir. 12

