Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Muğ, insana aşk şarabını veren sâkîlerdir. Kâinatta her şey sâkîdir, an layana. Fuzûlî: “Olsa istİ’dâd-ı arif kâbil-i idrâk-ı vahy Emr-i Hak irsâline her zerredir bir Cebrâîl” diyor. Gönül şişesinden şarap ile âlûde şiir zuhûr ediyor, Es’ad seni tavsif için ağzını açtığı zaman. Şarap aşkdır. Es’ad, “Ya Rab, seni tavsif ettikçe, senin için ağzımı açtıkça gönül sinesinden aşk ile bulaşmış (dolu) şiirler zuhûr ediyor; senin vasfından dolayı benden aşk ile dolu şiirler zuhûr ediyor”, diyor. Leylâ’yı sevmeden Mevla bulunmaz. Eczâdan terkîbe varılır. Sıfattan zâta varılır. “El-mecâzü kantaratü’l-hakika", mecâz hakikatin köprüsü dür. Aşk-ı mecâzî cisr-i hakîkîdir. Mecâzdan geçmeden hakikate varıl maz. "Arife cennettir, cennet bu dünya Arifin gözü bardadır, zira Otlan güllerdir, dallan Tuba Bahar rüzgârıdır bu cana esen" Kuğular, sh. 70 Arzunun uzun elini (dest-i emeli) kapılardan çektim. Senin ihsanın de nizinden yüklerle cevher getiriyorum. u^ X.| fj^ C^Jİ öji r l*jL>-l u|J j ^^¿- ^jiuj>- Jül Alçaklara tapan bu çarhtan (dünyadan) bir şey beklemiyorum.lYıldızla- rın lütfundan ikbâl ve saâdet aramıyorum. 13

