Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
18 / Yansımalar Günahkârların Sığınağı Efendimiz (s.a.v.)’in Rabbi katındaki hürmet ve değerini ifade etmek üzere Muhammed Parsa Hazretleri şu olayı naklediyor: Benî İsrail zamanında bir adam iki yüz sene Allah’a isyan eder. Tam iki yüz sene günahkâr bir şekilde yaşar ve öldüğü zaman kavmi onun defin işlerinin hiçbirisini yapmadan, olduğu gibi bir çöplüğe atar. Allah Teâlâ, Musa (a.s.)’ya vahyeder: - Ya Musa! Şöyle bir kimse vefat etti. Sen onu al, yıka ve defnet. Musa (a. s.) gelir, kavmine o şahsı sorar, onlar derler ki: - Ya Musa! Senin söylediğin vasıflarda hiçbir kimse yok. Ancak Musa (a.s.), Mevla’mız emrettiği için üzerinde ısrarla durur. Sonunda: - Evet bir kimse var ama iki yüz sene isyanla vaktini geçirdi, derler. Musa (a.s.): - Tamam, der. Musa (a.s.) o zâtı yıkar, kefenler ve defneder. Halk, merak eder ve: - Ya Musa! Neden böyle yaptın, deyince, Musa (a.s.) da onun sebebini Rabbimizden sorar: - “Ya Rab! Bunun hikmeti nedir?” der. Halikımız: - Evet ya Musa! Bu kulum, hakikaten iki yüz sene isyan içerisindeydi. Bir gün Tevrat’ı eline aldı. Açtığı zaman onun içerisinde Muhammed (s.a.v.)’imin ismini gördü. O ismi yüzüne ve gözüne sürdü. O’na ta’zimde ve ikramda bulundu. Ben onun bu hareketini karşılıksız bırakamazdım!” buyurur.

