Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Yansımalar / 17 - “Değil senin affın yâ Adem! Eğer bütün insanlığın affını isteseydin, Muhammed (s.a.v)’imin hürmetine affederdim.” buyurdu. İnsanların atası Adem (a.s.) der kİ: Yaratıldığım zaman yüzyıllarca o nûr alnımda kalmıştır. Eğer Muhammedî nûr, Adem’in alnında tecellî etmeseydi, melekler ona selama durmazdı. Ey Ateş! İbrahim’e Serin Ol Zalim Nemrut Allah’ın Halili İbrahim (a.s.)’i yakmak üzere öyle bir ateş hazırlamıştı ki, o ateşin üzerinden kuşlar uçamıyordu. İbrahim (a,s.), Nemrut’un yaktırdığı ateşe atıldığı zaman ateşe, Rabbimiz “Ey ateş! İbrahim üzerine serin ve selamet ol!” (Enbiya, 21/69) buyurmuştur. Eğer orada ‘alâ’ harf-i cerri kullanılmasaydı, ateşte yanma hususiyeti kalmayacaktı. Onun için, “Ey ateş! İbrahim üzerine serin ve selamet ol.” buyrulmuştur. Muhammedî nûrun İbrahim (a.s.)’in sulbüne intikali ile ateş O’nu yakmamıştır. Kesmeyen Bıçak Hazret-i İbrahim (a.s.), Rabbine vermiş olduğu sözü yerine getirmek üzere biricik oğlu İsmail’i hak yolunda kurban etmeye karar vermişti. Lâkin, nûr-ı Muhammedî İsmail (a.s.)’in sadefinde tecellî edince, İsmail peygamberi bıçak kesmemiş- ve O’na da Halikımız tarafından, bir koç ihsan olunmuştur.

