Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
-------------- :-------------------------------------- Üç Sghâbînin Tevbesi / 65 Bu mektubu okuyunca bu da diğeri gibi bir belâ ve imtihandır, dedim ve hemen ocağa attım yaktım. Kâb İbn-i Mâlik devamla, Kırk gün geçince Huzeyme bin Sâbit bana: Rasûlul- lah sana kadınından ayrılmanı emrediyor, dedi. Ben de: «Kadınımı boşayacak mıyım?» dedim. «Yok boşama. Yalnız ondan ayrı bulun, yaklaşma» dedi. Mirâre ile Hilâl’e de benim gibi emrolundu. Bu emir üzerine kadınıma: Haydi ehline, babanın âilesi yanına git. Allah’dan bu iş hakkında hüküm gelinceye kadar onların yanında bulun, dedim. Hilâl’in karısı Rasûlullah’a gelerek: «Ya Rasûlallah Hilâl bin Ümeyye ihtiyardır. Hizmetçisi de yoktur. Ona hizmet etmemi uygunsuz görür müsün?» dedi. Rasûlul- lah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Hayır görmem, fakat yaklaşmasın» buyurdu. Kadın da: «Ya Rasûlallah! Onda hiç bir hareket yok. Vallahi bu olan iş olalıdan beri bu güne kadar durmadan ağlıyor» dedi. Kâ’bderki: Akrabamdan bazıları bana: «Sen de kadının hakkında Rasûlullah’dan izin istesen nasıl ki Hilâl için karısına izin verdi» dediler. Ben: «Vallahi bu hususta Rasûlullah’dan izin İstemem. İzin istesem bile ne diyece ğini bilmem, hem de genç bir adamım» dedim. Vakta ki ellinci günün sabâhında sabah namazını kıldım. Ve evlerimizden birinin damı üzerinde bulunuyor-

