Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
---------------------------------------------------- Üç Sahâbînin Tevbesi / 61 r Fakat Rasûlullah bu Tebük gazâsında maksadını gizlemedi. Çünkü şiddetli sıcak bir mevsimde uzak ve tehlikeli bir yolculukla çok kuvvetli bir düşman ile karşılaşacağı cihetle ihtiyaçlarını ona göre hazırlasınlar diye müslümanlara maksadını îzâh etti. Hiç bir kimse de gizlenmek istemiyordu. Ancak Allah Teâlâ tarafından vahiy nâzil olmadık ça Rasûlullah'a kapalı kalır zanneden kimseler saklan mışlardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile müslüman- lar gazâ hazırlığı ile meşgul oldular. Ben de hazırlanmak için dolaşıyor idim. Hiç bir iş görmeden döner gelirdim. Bu durum böylece devam etti. Fakat herkes gerçek ten hazırlandı. Ve bir sabah Rasûlullah ile berâber müslü- manlar sefere çıktılar. Ve kendi kendime bir iki gün sonra ben de hazırlanır sonra gâzilere iltihak ederim, dedim. Ordu Medine’den ayrıldıktan sonra bir kaç sabah hazırlık için çıktım. Yine boş döndüm. Bu hal böyle devam etti. Nihayet mücâhidler sür’atle yol aldılar, gazâ fırsatı gittikten sonra çarşı pazarı dolaştığım zaman beni en ziyâde müteessir ve mükeddereden evde, halk arasında ancak nâsiyesinde ya nifak damgası vurulmuş kimseleri yahud ma’lûl ve Allah Teâlâ’nın ma’zur gördüğü kimseleri görmem idi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Tebük’e varıncaya kadar beni hiç anmamış. Tebük’de ashab içinde oturur iken beni hatırlayarak, Kâ’b ne yaptı? diye sormuş, Abdullah bin Uneys de; «Yâ Rasûlallah Kâ’b’ı

